KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/5168 E., 2016/2353 K.·Mahkemesi : ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Tarihi
- 04/12/2014
- Numarası
- 2014/1158-2014/540
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/1158-2014/540 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/03/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ...ile davalı vekili Av. ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile kardeşi olan davalının dava dışı limted şirketin ortakları olduğunu, davalının hissesini devrederek şirketten ayrıldığını, şirkete verilen paralar ve yapılan masraflara ait hesap cetveline göre davalının şirketten ayrılış tarihi itibariyle müvekkilinin davalı adına şirkete verdiği paralar itibariyle davalının müvekkiline 30.805.00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek. 30.805.00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hissesini aktif ve pasifiyle davacıya ve dava dışı ortağa devrttiğini, herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; davacının davada hisse devir sözleşmesinden evvel şirkete verdiği veya şirket için bir kısım masraflar nedeni ile sarf ettiği bedel ile davalının sarf ettiği bedeller dikkate alındığında kendisinin fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, aradaki 30.835,00 TL farkı talep ettiği, davacının şirkete sarf ettiği masraf ve şirkete verdiği tutarın bir kısmını davalıdan isteyebilmesi için onun adına şirkete sarf ettiğini ispatlaması gerektiği, aksi halde şirkete sarf ettiği bir tutar var ise bunu ancak şirketten isteyebileceği, davacının dava konusu tutarı davalı adına ve onun talebi ile sarf ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5168, K. 2016/2353, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama