KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/5315 E., 2015/6656 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2015
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2014 tarih ve 2014/364 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf borçlular vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili... ile karşı taraf borçlular arasında yapılan 29.05.2008 tarihli taahhütnameye istinaden 25.04.2015 tarihli talepleri üzerine mahkemece karşı taraf borçlular aleyhine 25.04.2014 tarihli ihtiyati haciz kararı verildiğini, karşı taraf vekilinin 29.04.2014 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemece borçlu ... kefaletinin adi kefalet olduğu gerekçesiyle dosya üzerinden borçlu ... yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, ihtiyati haciz kararına itirazın duruşmalı olarak incelenmesi gerektiğini, asıl borçlu şirketin borç ödemeden aciz durumda olduğunu ileri sürerek daha önceki sebeplere dayanarak borçlu ... hakkında tekrar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, ticari borca kefil olan borçlunun kefaletinin müteselsil kefalet olduğu gerekçesiyle borçlu ...’un taşınmazları üzerine 300.000,00 TL’lik ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, borçlu şirket yönünden 25.04.2015 tarihli ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmiştir.
Karara, karşı taraf borçlular vekili itiraz etmiştir. Mahkemece itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmiştir.
1-Talep, kaldırılan ihtiyati haciz kararının tekrar konulması istemine ilişkin olup, bu istem yapılan duruşma sırasında verilen ara karar ile kabul edilmiştir, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır. Temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.
Bundan başka, ihtiyati haciz kararının İİK'nın 260. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası'nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, ihtiyati haciz konulmasına dair karar verilmesi üzerine, İİK'nın 260. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, karşı taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5315, K. 2015/6656, 11 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama