İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/5383 K.2015/12683

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2011/325-2014/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2015/5383Karar2015/12683Tarih30 Kasım 2015Okuma5 dk · 1.084 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/5383 E., 2015/12683 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.084 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2011/325-2014/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkiliyle davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin kendi araçlarıyla davalıya personel servis taşıma hizmeti verdiğini, 2011 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin iki adet fatura bedelinden kaynaklı olarak toplam 48.656,71 TL'lik alacak nedeniyle davalı hakkında icra takibine başlandığını, davalının borcun tamamına itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/15101 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin taşımacılık ve seyahat alanında faaliyet gösterdiğini, genellikle davalı gibi taşeronlar aracılığıyla hizmet ifa ettiğini, müvekkiliyle davalı arasında bu nedenle taşıma hizmetine ilişkin sözleşmelerin imzalandığını, davacı tarafından başlatılan takipte zuhulen borcun tamamına itiraz edildiğini, takip dosyasına sunulan 15.9.2011 tarihli dilekçede bu husus belirtilerek yapılan itirazdan kısmen vazgeçildiğini, bu doğrultuda muaccel olduğu kabul edilen 22.662,69 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyen faizi ve diğer fe'rileriyle birlikte 26.500,00 TL'nin icra dosyasına yatırıldığını,

davacı tarafça takibe konu yapılan diğer fatura bedelinin takip tarihi itibariyle muaccel olmaması nedeniyle ödenmediğini, ancak bu kısmın da daha sonrasında 2.11.2011 tarihinde 18.550,00 TL, 15.11.2011 tarihinde 3.873,31 TL ve 1.304,92 TL toplamı 23.692,23 TL olarak davacıya ait banka hesaplarına yatırıldığını, davacının müvekkille olan sözleşmesini haksız feshetmesi nedeniyle müvekkilince taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesi uyarınca işlem yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin davalının cari hesabında sigorta poliçeleri,

akaryakıt bedelleri ve kırtasiye bedelleri gibi nedenlerden dolayı kesintiler yaptığını, alacağın tespiti bakımından bunların da dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından takibe konu 30.6.2011 tarihli birinci faturanın ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 5.2. maddesi uyarınca haklı nedenlerle sözleşmenin feshedildiği belirtilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede davacı lehine bu yönde hüküm bulunmadığı, davacı tarafından fatura bedelinin ödenmesi hususunda davalıya ihtarname tebliğ edilmediği, davacının sözleşmeyi feshinin haksız fesih olduğu, bu durumda sözleşme uyarınca 90 günlük ödeme süresinin esas alınmasının gerektiği, bu çerçevede alacağa dayanak yapılan her iki faturanın muaccel olmadan takibe konulduğu,

ilk faturanın takipten sonra davadan önce ödendiği, toplam fatura tutarının 48.656,71 TL davalı tarafından takip ve dava sonrasında yapılan ödemeler toplamının 46.354,92 TL olduğu, bakiye 2.301,79 TL yönünden takip tarihi itibariyle borcun muaccel olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı iki adet fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında taşıma sözleşmelerine dair ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık sözleşmelerin haklı nedenle feshedilip edilmediği, takip konusu borcun muaccel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmelerde davacının (tedarikçinin) sözleşmeleri hangi sebeplerle feshedeceğine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak 6098 sayılı TBK'nın 117. (BK'nın 101.) ve devamındaki maddelerde borçlunun temerrüdü ve temerrüdün sonuçları düzenlenmiştir.

TBK'nın 123. (BK'nın 106 ve 107.) ve devamındaki maddelerde karşılıklı borç ilişkileri içeren sözleşmelerde temerrüt ve temerrüdün sonuçlarına değinilmiştir. TBK'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer, ancak borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş ise vadenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.

TBK'nın 124. maddesi uyarınca borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa, borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa temerrüde düşen borçluya edimini ifa için süre verilmesine gerek bulunmamaktadır.

TBK'nın 125. maddesi uyarınca temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

TBK'nın 126. maddesi uyarınca ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Somut olayda taraflar arasında, davacının taşıma işi yapma borcuna karşılık davalının da sözleşmede belirlenen vade ve miktarlarda ödeme yapma borcunun bulunduğu karşılıklı edimlere havi bir hukuki ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin "Ödemeler" başlıklı bölümünün 4.1. maddesinde davacıya yapılacak ödemelerin fatura kesim tarihinden itibaren 45 gün sonra nakit veya çek olarak yapılacağı düzenlenmiştir.

Davacı tarafından icra takibine konu edilen faturalar 30.06.2011 tarihli 25.211,88 TL bedelli, 30.07.2011 tarihli 23.444,83 TL bedelli iki adet fatura olup 30.06.2011 tarihli faturanın vade tarihi olan 15.08.2011 tarihinde ödenmesi

gerektiği sözleşme uyarınca sabittir. Davalı tarafından icra takip tarihi olan 18.8.2011 tarihine kadar bu faturadan kaynaklı borcun ödenmemiş olması nedeniyle yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarıca taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından haklı nedenlere binaen feshedilmiştir.

Sözleşmenin haklı nedenlerle feshiyle takibe konu 30.7.2011 tarihli fatura yönünden artık sözleşmede belirtilen vade tarihi dikkate alınamayacak olup icra takibi nedeniyle bu fatura yönünden de muacceliyet koşulları gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmiş ise de bu madde hükmü sözleşmenin 3/4.9. maddesi hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin tedarikçi tarafından ihlali ve işveren tarafından haklı nedenlerle feshi durumuna ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca sözleşmenin tedarikçi sıfatını haiz davacı tarafından haklı nedenlerle feshedilmesi nedeniyle 5.2. maddesi hükmünün somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.

O halde mahkemece alacak miktarının tespiti için oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davalı tarafından yapılan ödeme miktarları ve cari hesap ilişkisi değerlendirilmek suretiyle rapor alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-Kabule göre de; HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartıdır. Davalı vekilince ödeme emrinin tebliği ile ilk etapta borcun tamamına itiraz edilmiş sonrasında sunulan 15.09.2011 tarihli dilekçeyle borcun 22.662,69 TL'lik kısmına yapılan itirazdan vazgeçilip bu kısma ilişkin ödeme yapılmıştır. Yapılan bu ödeme de 19.09.2011 tarihli reddiyat makbuzu ile davacı vekilince tahsil edilmiştir. Dava öncesinde yapılan kısmi ödeme nedeniyle bu kısma ilişkin dava açılmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5383, K. 2015/12683, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/5383
Karar No
2015/12683
Tarih
30 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/5383 K.2015/18435
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/5383 K.2015/18874
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/5383 K.2015/6182
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/5384 K.2015/6656
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/5384 K.2015/20824
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/5384 K.2015/18875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.