İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/6134 K.2015/13829

Taraflar arasında görülen davada...........verilen 20.01.2015 tarih ve 2013/55-2015/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un…

Esas2015/6134Karar2015/13829Tarih23 Aralık 2015Okuma4 dk · 790 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/6134 E., 2015/13829 K.·Mahkemesi :

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2015
Tarihi
20/01/2015
Numarası
2013/55-2015/10
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

790 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada...........verilen 20.01.2015 tarih ve 2013/55-2015/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin “” adı ile faaliyet gösterdiğini ve markasını 2004 yılında 29., 35. ve 43. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin ününden haksız yararlanmayı amaçlayarak benzer ibarelerle marka tescil başvuruları yaptığını, bunlara taraflarınca itiraz edildiğini, ancak davalının "" ibareli markasını 43. sınıfta 2010 yılında bir şekilde tescil ettirmeyi başardığını, davalının iltibas yaratan haksız ve kötüniyetli tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, verilen kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin "" ibaresini hem ticaret unvanı hem de marka olarak 1993 yılından bu yana kullandığını ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davacının kötüniyetle tescil işlemlerini yaptığını, davacı tarafın müvekkilinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını ve sessiz kalarak 8 yıl sonra bu davayı açtığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarında yer alan "A" kelimelerinin aynı olduğu, logoların ise farklılık arz ettiği, genel görünüşleri itibariyle karşılaştırıldıklarında da farklı olduklarının anlaşıldığı, ancak "Adana dostlar" ibaresi ile "Adana yeni dostlar" ibaresinin benzer olduğu, “yeni” kelimesinin tek başına ayırt edicilik kazandırmadığı, markaların halk nezdinde aynı alanda kullanılması nedeniyle bıraktığı izlenimin benzer olduğu, davacı markasının 2004 tarihinde tescil edildiği ve daha eski tarihli olduğu,

davalı tarafın ise "Yenidostlar" ibaresini 1993 yılından itibaren ticaret unvanının esaslı unsuru olarak ve bunun dışında hizmet markası olarak iş yerinde kullandığı, "Yeni dostlar" ibaresi üzerindeki markasal hakkın davalı tarafa ait olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, davalının ticaret unvanına "Adana" kelimesinin 01/04/2004 tarihinde eklendiği,

“Adana" kelimesinin marka hukuku bakımından coğrafi kaynak bildirdiği ve KHK'nın 7/C bendi gereğince bir markanın münhasır ve esaslı unsurunu oluşturması mümkün olmadığı gibi bu ibarenin bir kişinin tekeline de verilemeyeceği, bu durumda davalının markasının ayırt edici ibaresi "Yenidostlar"ı öncelikli kullanım hakkı bulunduğu,

sadece "Adana" kelimesi nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekmeyeceği, öte yandan davalının Adana Ticaret Odasından Adana kebap üretimi ve sunumuna ilişkin yetki almış olması da dikkate alınarak markası ile birlikte "Adana kebap" ibaresini de kullanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, karıştırılma ihtimali ve kötüniyetli tescil iddialarına dayalı olarak açılan, davalı adına 43. sınıfta tescilli “” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Davacı, TPE nezdinde “ ibareli markasının 29, 35 ve 43. sınıflarda 2004 yılından beri kendi adına tescilli olduğunu, davalının kötüniyetli olarak müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanma amacıyla iltibas yaratacak derece benzer “” ibareli markasını 2012 yılında tescil ettirdiğini ileri sürerken, davalı, 1993 yılından bu yana markasını tescilsiz olarak kullandığını ve Yeni Dostlar ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Türk Marka Hukukunda “tescilde öncelik ve teklik ilkesi” geçerlidir. Yasa koyucu bu yolla piyasada aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan Türk Marka Hukukunda “gerçek hak sahipliği ilkesi” de benimsenmiştir.

Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca. 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır.

Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; mahkemece, dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının “ ibaresi üzerinde tescilsiz kullanım bakımından öncelik hakkı olduğu görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda anılan ilkeler karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında red nedeni olarak kabul edilemez. Bunun aksinin kabulü, KHK'nın tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece yapılan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/6134, K. 2015/13829, 23 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/6134
Karar No
2015/13829
Tarih
23 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/6134 K.2015/9587
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/6134 K.2015/25096
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/6134 K.2015/17004
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/6135 K.2015/13848
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/6135 K.2015/9567
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/6135 K.2015/8579

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.