İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/7187 K.2016/6792

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2011/9-2011/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2015/7187Karar2016/6792Tarih17 Haziran 2016Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/7187 E., 2016/6792 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2011/9-2011/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada, ...San. A.Ş'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve ...inin ... tarafından devralındığını, davalıların şirket yönetim ve ... kurulu üyeleri olduğunu, ortakların apel borçlarını yerine getirmemeleri ve kasa hesabında tespit edilen eksik sebebiyle şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, 49.732,39 TL'nin zarar tarihinden itibaren en yüksek banka kredi faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini; birleşen davada ise davalı tarafça taahhüd edilen ancak ödenmeyen sermaye borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.

Asıl davada bir kısım davalılar, birleşen davada ise davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 13.02.2004 tarihi itibarıyla saptandığı belirtilen ve kasa açığından doğduğu ileri sürülen zarar tutarına dayanak olarak gösterilen 09.05.2005 tarihli ...

Kurulu raporu ve "Kasa Sayım Tutanağı" ile ... tarafından davacı şirkete 13.02.2004 tarihinde Yönetim/... organlarının atandığı, kasa noksanının aradan 6.5 ay geçtikten sonra 31.08.2004'te tespit edilerek muhasebeleştirildiği, ne 13.02.2004 tarihinde ne de 31.08.2004 tarihinde fiilen kasa sayımı yapıldığına ilişkin bir belgenin de dava dosyasına sunulmadığı, bu durumda kasa açığının doğmasına davalıların sebebiyet verdiği yolundaki davacı şirket iddialarının ispat edilemediği,

davacının sermaye payını ödeme yükümüne uygun davranmayan şirket ortaklarına karşı giriştiği icra takiplerinin semeresiz kaldığına dair "aciz vesikalarını" ibraz etmesi, buna bağlı olarak ve ancak bu hususun ikmali kaydıyla, TTK'nın 340. ve 307 hükümleri de gözetilerek;

şirket yönetim kurulu üyelerinin "gerek kanun gerek esas mukavelenin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasten veya ihmal neticesi olarak yapılmaması" gerekçesine dayalı olarak ve diğer maddi ve usulü koşullar da araştırılmak suretiyle davalılardan talepte bulunabileceği gerekçesi ile asıl davada davalılar ..., ... ve ...’a karşı açılan davanın reddine, davalı ...’a karşı açılan davada, davalı ...’ın sermaye taahhüt borcu nedeni ile birleşen davada karar verildiği,

yeniden sermaye taahhüdü nedeni ile bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'ın yönetim kurulu üyesi olması nedeni ile herhangi bir sorumluluğu olmaması nedeni ile bu konudaki talebin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile aynı zamanda şirket ortağı olması sebebiyle 3.300,00 TL sermaye taahhüt borcu ve 19.04.2005 tarihine kadar işlemiş faiz olan 5.993,72 TL olmak üzere toplam 9.293,72 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabul,

kısmen reddi ile aynı zamanda şirket ortağı olması sebebiyle 300,00 TL sermaye taahhüt borcu ve 19.04.2005 tarihine kadar işlemiş faiz olan 544,88 TL olmak üzere toplam 844,89 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline; birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiş, 10.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile asıl davada davalılardan ... hakkındaki temyiz isteminden vazgeçtiklerini beyan etmiştir.

1) Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, 10/07/2015 havale tarihli dilekçe ile davalılardan ... hakkındaki temyiz isteminden feragat edildiği ve dilekçe ekinde bulunan kimlik tespiti uyarınca dilekçenin kararı temyiz eden davacı vekili tarafından verildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK'nın 74. maddesine uygun şekilde temyizden feragata yetki verildiği anlaşılmıştır.

Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Bu itibarla, feragat nedeniyle davalılardan ... hakkındaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin şirket kasa açığı sebebiyle oluşan zarar tazmini talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

3) Dava, apel borcunun zamanında tahsil edilmemesi nedeniyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden tahsiline ilişkin olarak açılmıştır.

Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi

sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, ... Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999). Nitekim TTK’nun 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.

Yine TTK’nın 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. ... kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir.

Davalıların eski yöneticisi oldukları şirket, bir sermaye şirketi olup, faaliyetlerini ortaklardan aldığı sermaye payları ile bundan elde ettiği kazançlarla yürütür. Hayatın olağan koşulları gereğince de sermaye payının zamanında tahsil edilmemesinin şirketi zarara uğratacağı tabiidir.

Statüleri gereği basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan davalı ... üyelerinin (E-TTK'nın 320/1. md.), bunları zamanında tahsil etmemesi, bu yönde herhangi bir faaliyette bulunmaması zarar oluşturduğu gibi, davalılar yönünden de kusur teşkil eder. Keza, bunları denetlemeyen denetçiler açısından da kusur oluşturur. Ayrıca, şirket zararının oluşması için, öncelikle sermaye taahhüt eden ortaklar aleyhine takipte bulunulmasına veya dava açılmasına da gerek yoktur.

Zamanında tahsil edilmeyen apel borcu, şirket için zarar oluşturduğundan tahsilde tekerrür olmamak üzere şirket, kusursuzluklarını kanıtlayamaması halinde, bunu davalılardan isteyebilir. Mahkemece, bu hususlar nazara alınarak bir hüküm kurmak gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

(4) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılardan ... hakkındaki temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) davacı vekilinin şirket kasa açığı sebebiyle oluşan zarar tazmini talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 17.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7187, K. 2016/6792, 17 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7187
Karar No
2016/6792
Tarih
17 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/7187 K.2016/19641
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/7188 K.2016/10556
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/7188 K.2016/9926
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/7189 K.2016/10604
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/7189 K.2016/11321
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/7190 K.2016/10997

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.