KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/7534 E., 2016/1953 K.·Mahkemesi : ... Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2016
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2015 tarih ve 2014/176-2015/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'de eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve tanınan bir kurumu olup, “... 1988 + şekil” ve “... Koleji 1988 + şekil” ve ''... İlköğretim Okulu 1988 + şekil'' ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın izinsiz olarak “... Koleji (Özel ... İlkokulu ve Özel ... Ortaokulu)'' ibaresini müvekkili ile aynı alanda ve aynı bölgede kullandığının tespit edildiğini ve bu kullanımın müvekkili markaları ile karışıklığa sebebiyet verdiğini belirterekileri sürerek, müvekkili markasına tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının okulları "... Lisesi", "Özel ... Lisesi" ve "... Koleji" ibareleri ile bilinmekte olduğu, davalı kullanımının iltibasa yol açabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "..." sözcüğünü kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak mahkemece, uyuşmazlık konusu ''...'' ibaresinin aynı zamanda davalının tescilli ticaret unvanının bir parçası olduğu hususu dikkate alınmaksızın, 6102 sayılı TTK'nın 39. maddesi kapsamında tescilli ticaret unvanının kullanım hakkını engelleyecek biçimde, bu ibarenin ticari belge ve evraklar üzerinde kullanımının önlenmesine şeklinde infazda tereddüt oluşturacak nitelikte hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7534, K. 2016/1953, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama