KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/8097 E., 2016/1510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- İhbar olunan
- ...
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 gün ve 2013/6-2014/173 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.03.2015 gün ve 2014/18114-2015/3306 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,...sayılı "...l" ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, 4 nesildir işletilen müessesenin tanınmışlığı ile sayılı firmalar arasına girdiğini, davalının kendi adına tescilli markayı müvekkili markasına yaklaşmak suretiyle kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, bunun ayrıca haksız rekabet mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talep sonucunu 40.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, ...'un sahibi olduğu "...." markasının kullanımı için müvekkiline muvafakatname verdiğini, müvekkilinin buna dayalı olarak anılan markayı bir süre kullandığını, ardından markanın... ...'na devredildiğini, ...'nun çektiği ihtarname ile markanın kullanma hakkının geri alındığını bildirdiğini, zaten müvekkilinin uzun zamandan beri markayı kullanmadığını, aile içi ihtilaflar nedeniyle iyiniyetli müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, davanın muhatabının ... olması gerektiğini, markaların benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/8097, K. 2016/1510, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama