KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/9611 E., 2016/4090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2015 tarih ve 2014/114-2015/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurulu bulunduğu 1995 yılından beri ... markası ile faaliyetini gerçekleştirildiğini, şirketin ... markası için büyük bir tanınmışlık elde ettiğini, ... markasının ... tarafından özel/01577 kod numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı Şirket'in müvekkili şirkete ait ... ibareli markalara ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "...." ibareli markasının ... markasının tescilli olduğu 35. sınıfta tescil için başvuru yapıldığını, başvuruya yaptıkları itirazın ... tarafından reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu belirterek ... ... Başkanlığı'nın 2014-M-1455 sayılı red kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili; müvekkili şirketin bilgi işlem ve bilişim sektöründe saygın bir yer edinmiş şirketlerden bir tanesi olduğunu, şirketin ... şirketlerinden bir tanesi olarak, davacı Şirket'ten daha önce 17 Şubat 1993 tarihinde kurulduğunu ve o tarihten beri .... markası ile faaliyetine devam ettiğini, müvekkili şirketin 2007/01158 numara ile 35, 41. ve 42. sınıflarda tescilli ...., ayrıca muhtelif tarih ve numaralarda tescilli ..., ... markalarının sahibi olduğunu, .... markasının da seri marka yaratmak amacıyla tescile konu edildiğini, ... kararının hukuka uygun olduğunu,
davacı tarafa ait ... markaları ile ... markasının farklı bütünlük arzettiğini, davacı taraf ile müvekkili şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, bu nedenle markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf adına tescilli ..., ... esas unsurlu markalar ile davalı Şirkete ait 2012/07901 numaralı "..." unsurlu markanın, görsel, işitsel ve emtia bakımından benzer olmasına rağmen markaların kapsadıkları emtiaların hitap ettikleri tüketici kesimi dikkate alındığında
556 sayılı KHK'nın 8/b maddesine göre karıştırılma ihtimallerinin olmadığı, davacıya ait ... markasının 35, 06. sınıfta parakendecilik hizmetleri olarak tabir edilen müşterilerin malları görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri için tanınmış olduğu ancak, markaların kapsadıkları emtiaların hitap ettikleri tüketici kesimi dikkate alındığında, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki şartların oluşmadığı, davalının 2007/01158 numara ile tescilli ... markasının varlığı nedeni ile kazanılmış hak iddiasında bulunabileceği, ... karar iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9611, K. 2016/4090, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama