KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/10924 E., 2018/3198 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2018
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2016 tarih ve 2015/665-2016/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkilinin emekli maaşından asıl borçlu İsmail Kapan isimli şahsın borcuna kefil olduğu gerekçesiyle kesintiler yapıldığını, bankaca sözleşmenin kurulması için müvekkilinin imzasının alındığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla imza attığını bilmediğini, kefalet sözleşmesinin yasada belirlenen şartları taşımadığını, kesintiler sonrasında bankaya yaptığı şikayetten netice alamadığını belirterek kesinti miktarı olan 8.000 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının İsmail Kapan isimli şahsın çekmiş olduğu krediye kefil olduğunu, kesintiler için bankaya ayrıca taahhütname verdiğini, imzasının mevcut olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin eski Borçlar Kanununda belirtilen şartları taşıdığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davacının uzun süre boyunca kesintilere sessiz kalarak buna rıza gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10924, K. 2018/3198, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama