KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/11200 E., 2018/6072 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2018
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2015 gün ve 2014/334-2015/109 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/05/2016 gün ve 2015/10379-2016/5220 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin miras bırakanı olan ... vefat ettiğini, mirasçı olarak müvekkilinin kaldığını, miras bırakanın sağlığında davalı ... ile birlikte davalı şirketleri kurduğunu, muris ile davalının şirketlerin müdürlüklerine müştereken veya münferiden temsil ve ilzam yetkisi ile seçildiklerini, murisin ölümü üzerine davalının tek başına hareket edip kendisini şirketlerin tek sahibi olarak beyan ederek iyiniyetli üçüncü kişilere yönelik kiralama ve gelir elde edici işlemler yaptığını ileri sürerek, davalı şirketlerdeki murisin % 50 oranındaki hisselerinin ayrı ayrı müvekkili adına hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11200, K. 2018/6072, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama