KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/11681 E., 2016/8209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2016 tarih ve 2016/23-2016/46 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu çekin üzerinde tek imza bulunduğunu, bankaya ibraz edildiğinde keşideci şirketin çift imza ile temsil edilmesi sebebiyle işlem yapılmadığını, dolayısıyla ortada unsurları tam bir çek olmadığını, alacağın yaklaşık ispat seviyesinde dahi ispatlanmadığını, ihtiyati haczin diğer koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf vekili, itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir hal bulunmadığı, borçlunun itirazının İİK 265. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup, davaya konu çekte şirketi temsilen tek imza bulunduğu, buna karşılık şirketin çift imza ile temsil edildiği dosya içeriği ile sabittir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haczin dayandığı sebeblere istinaden ihtiyati hacze itiraz edilebileceği öngörülmüştür. Somut uyuşmazlıkta keşideci şirketin tek imza ile borç altına sokulmasının kural olarak mümkün bulunmaması, bu halde de TTK'nın 678. maddesi gereğince sadece imza edenin sorumlu olması ve bu durumun ihtiyati haczin dayandığı sebepler kapsamında ileri sürülebilecek hususlardan olması nedeniyle mahkemece itirazın kabulüne karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11681, K. 2016/8209, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama