İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12283 K.2018/6020

Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/04/2016 tarih ve 2014/395-2016/375 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma…

Esas2016/12283Karar2018/6020Tarih4 Ekim 2018Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/12283 E., 2018/6020 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/04/2016 tarih ve 2014/395-2016/375 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25/09/2018 günü hazır bulunan davalı-karşı davacı vekili Av. ... ile davacı-karşı davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında mevcut olan ticari ilişki gereği taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bu ticari ilişkiden davalıdan 20.000,00 USD cari hesap bakiye alacağı doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/627 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu itirazın iptaline, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalının % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği gibi taraflar arasında var olan ticari ilişki sebebiyle bir cari hesap ilişkisinin doğduğunu, davalı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin herhangi bir alacağı olmadığı gibi müvekkili tarafından yapılan havayolu taşımacılığı nedeniyle davacının müvekkili şirkete 68.826,61 TL borcu olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş, ayrıca haksız ve kötü niyetli olarak cari hesap alacağı adı altında yürütülmekte olan takip sebebiyle davacı şirketin %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiş,

karşı davasında ise davacının davalı şirkete bakiye 68.826,61 TL borcu bulunduğunu, ileri sürerek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın itiraz dilekçesinde 20,000,00 USD miktarlı depozitonun davacı tarafından ödendiğinin ikrar edildiği, bu paranın cari hesaba kaydedileceği hususunun sözleşmede belirlendiği, bu nedenle davacının 20.000,00 USD depozito alacağını cari hesap alacağı şeklinde istemesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmediği, davalının yer hizmetlerini aldığı, davacının karşı davalı- karşı davacıya karşı borcu değil bilakis alacağı bulunduğu,

davalının belirlenen tarihlerde uçuşları yaptığı, davacının ise davalı tarafa 10.341,90 USD fazla ödeme yaptığı, bozma ilamındaki eksikliklerin giderildiği gerekçesi ile asıl davada, bir önceki hüküm onanmadığı gibi bozma konusu da yapılmadığından davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasında borca itirazının iptaline, takibin devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Asıl dava, taraflar arasındaki hava taşıma sözleşmesi çerçevesinde, davalı taşıyıcı tarafından gerekli hizmetin verilmediği ve davacı tarafından bu amaçla yapılan avans ödemesinin karşılıksız kaldığı iddiasına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise taşıyıcı davacı (asıl davada davalı) tarafından verilen taşıma hizmet bedellerinin ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda, mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen ilk karar, ''.. asıl dava davalısı, taşıyan ... Kule Havayolları A.Ş’nin işletme ruhsatının, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 21.03.2008 tarihli kararı ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim değinilen konuda taraflar arasında çekişme bulunmadığı gibi esasen mahkemece verilen kararda da bu yöne temas edilmiştir.

Ancak davalı karşı davacı tarafından verilen cevap ve karşılık dava dilekçesine ekli uçuş listesinde, karşılık davaya konu uçuşların 2007 yılı içinde yapıldığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, yapıldığı iddia edilen uçuşlara ilişkin olarak, mahkemece bir incelemeye gidilmemiş, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirdiğini kanıtlayamadığı gerekçesine yer verilmiştir.

Oysa ki, dosya kapsamı itibari ile davacı karşı davalı tarafından açılan dava ve yargılama sırasında yapılan savunma kurgusu kapsamında, taşıyan konumundaki davalı ... Kule Havayolları A.Ş’nin uçuş lisansının iptali olgusundan hareketle, adı geçen şirketin edimini yerine getirmediği hususuna değinilmiş, ayrıca ifaya ilişkin başkaca bir eksiklik ya da kusurdan bahsedilmemiştir. Bu durumda, davalı karşı davacının, davaya konu

edilen uçuşları gerçekleştirip gerçekleştirmediği, eldeki uyuşmazlığın çözümünde önem taşımakta olup, mahkemece söz konusu husus üzerinde durulmaksızın, davalı karşı davacının edimini gereği gibi yerine getirmediği yönündeki gerekçe, dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır. O halde, öncelikle ... Kule Havayolları A.Ş’nin davaya konu edilen uçuş hizmetlerini yerine getirip getirmediği hususu Ulaştırma Bakanlığı’ndan sorulup, bu yöndeki tereddütler giderildikten sonra uçuşların yapıldığının anlaşılması halinde, taraflar arasındaki ödeme ve tahsilâta ilişkin kayıtlar üzerinde durularak sonuca gidilmesi ...'' gerekçesi ile bozulmuştur. Dairemiz bozma ilamının hem asıl hem de karşı davaya yönelik olduğu açıktır.

Mahkemece kararının gerekçe kısmında, asıl dava yönünden ''...davacının 20.000,00 USD depozito alacağını cari hesap alacağı şeklinde istemesinin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmediği, davalının yer hizmetlerini aldığı, davacının karşı davacıya karşı borçlu değil bilakis alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının belirlenen tarihlerde uçuşları yaptığı, davacının ise davalı tarafa 10. 341,90 USD fazla ödeme yaptığı tespit edilmiş olmakla bozma ilamındaki eksiklikler giderildiğinden...'' şeklinde değerlendirme yapıldıktan sonra, hüküm kısmında ''asıl davada; bir önceki hüküm onanmadığı gibi bozma konusu da yapılmadığından davanın kabulü ile ..'' şeklinde yanılgılı ve gerekçe ile çelişkili şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre, yapılan inceleme sonunda davacının (karşı davalı) 10.341,90 USD alacaklı olduğu anlaşıldığına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile takibe konu tüm alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaki (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı(karşı davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12283, K. 2018/6020, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/12283
Karar No
2018/6020
Tarih
4 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/12285 K.2018/9094
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12297 K.2018/6022
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12335 K.2018/6019
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12374 K.2018/6007
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/12435 K.2018/8539
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/12440 K.2018/12282

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.