KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/14350 E., 2018/5349 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2018
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ......2015 tarih ve 2014/543-2015/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibaresini taşıyan tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2012/73068 sayılı "..." ibareli kötüniyetli marka tescil başvurusuna yapılan itirazın davalı ...'nin ...'nca nihai olarak reddedildiğini, tescil halinde işaretin müvekkilinin seri markalarından sanılacağını, davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının zedeleneceğini, idari ve ekonomik anlamda bağlantı kurulacağını, tüketiciler nezdinde iltibasın doğacağını ileri sürerek ... ...'nun 2014-M-13328 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2012/73068 sayılı "..." ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, işaretler arasında karıştırmaya sebep verecek bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "..." ibaresinin kimse tarafından sahiplenemeyeceğini, başvuruya konu işaretteki diğer sözcüklerin ayırt edicilik sağladığını, markalar arasında benzerliğin bulunmadığını, "..." ibaresini ihtiva eden bir kısım malların halen müvekkili adına tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibaresinin ... telefonlarını işaret ettiği, bu anlamın toplumun tümü tarafından bilindiği, son derece düşük bir ayırt edicilik taşıdığı, başvurunun da sadece "..." ibaresinden oluşmadığı, farklı sözcükleri de içerdiği, işaretler arasında sesçil, anlamsal ve görsel olarak ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek bir benzerliğin bulunmadığı, davalı şirketin "..." ibaresinin yer aldığı önceki markalarını dava konusu başvurudaki mal ve hizmetleri içerecek derecede kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/14350, K. 2018/5349, 17 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama