KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/1649 E., 2017/4279 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2015 tarih ve 2013/168-2015/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin diğer davalı TPE' ye "KİRAM GARANTİ" ibaresinin marka olarak tescili amacıyla başvurduğunu, başvurunun müvekkiline ait muhtelif "GARANTİ" esas unsurlu markalarla ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu ve markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilin "GARANTİ" ibaresini taşıyan markalarının halk arasında iyi bilindiği,
tescili talep edilen markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanma gayesi taşıdığı ve haksız rekabet yaratacağı gerekçeleri ile TPE nezdinde başvuruya itiraz ettiklerini, itirazlarının YİDK tarafından markalar arasında benzerlik bulunduğu kabul edilmesine rağmen markalar arasında karıştırılma ihtimali olmayacağı, müvekkili markalarının tanınmış olduğu yönündeki itirazları ile haksız rekabet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek anılan kararın iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacının itiraza dayanak markaları ile başvuruya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmadığını, haksız yararlanma, zarar verme ihtimalinin de olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, başvuru ile davacının dayanak gösterdiği markaların esas unsurları, görünüşleri, verdikleri genel izlenim, söylenişleri, şekilleri ve kullandıkları hizmetler açısından oldukça farklı olduğunu, iltibas bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ortalama tüketicilerin en azından başvuru ile itiraza mesnet markayı taşıyan mal ve hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi; biri yerine diğerini alması riski yüksek olup, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1649, K. 2017/4279, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama