KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/1966 E., 2016/2605 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/568-2014/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi üçüncü kişi ... ve.... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin,....'nin hissedarı olduğunu, şirketin, diğer hissedarı ve müdürü olan ...'ın basiretsiz davranışları neticesinde mali krize girdiğini ve iflas durumu ile karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine iflasın ertelenmesi talebinde bulunulduğunu, iflasın ertelenmesi davasında ...'ın şirketi gerektiği gibi yönetemediğinin ortaya çıktığını, bunun üzerine mahkeme tarafından kendilerine şirkete kayyım atanması için yetki verildiğini ileri sürerek, şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin iflasının ertelenmesine ilişkin dava açıldığı, bu davada şirkete kayyım atanması hususunda talep edene yetki verildiği, şirkete kayyım atanması gerektiği gerekçesiyle, talebin kabulü ile, talep konusu şirkete, şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili olarak, şirketin ticaret sicilinde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilan hususlarında da yetkili olmak üzere 3 kişilik yönetim kayyımı atanmasına, bu üç kişinin ..., ... ve ... olarak belirlenmesine, kayyımlara kişi başına aylık vergilerin ve diğer kesintilerin mahsubundan sonra net 1.000,00'er TL ücret takdirine, masrafın şirket bütçesinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Kararı, üçüncü kişi ... ve.... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının ortağı olduğu şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilince yetkili kıldığı vekil tarafından UYAP sistemi üzerinden 07/07/2015 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri
nitelikte olup, davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, davacı vekilinin yetkili kıldığı vekilin davadan feragate ilişkin dilekçesinin, dayanak vekaletnamede bu hususta özel yetki bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz üçüncü kişiler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1966, K. 2016/2605, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama