KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/2331 E., 2017/4987 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2014/595-2015/758 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'ın karı koca olduğunu ve aralarında boşanma davası olduğunu, müvekkilinin davalı ... ile 28/07/1998 tarihinde dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti'yi kurduğunu, iştigal konusunun sağlık ve estetik olduğunu, daha sonra davalı ... ile ... davalı ... Şirketini kurduğunu, boşanma davasının öncesinde davalı şirketin iştigal konusunu sağlık hizmetleri olarak değiştirildiğini, iki şirketin de kuruluşundan itibaren müdürlük görevini davalı ...'ın üstlendiğini, bu şekilde davalı ...'ın rekabet yasağını ihlal ettiğini, beyanla yöneticilikten azli ile dava dışı şirketten ihracını, davalı şirketin de feshini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının müvekkillerinden ...'ın davalı şirkette yönetici olduğunu bildiğini, dolayısıyla bu durumun sonradan azil ve şirketten çıkarma istemine dayanak olamayacağını, diğer müvekkilinin de hissedarı olmadığından feshini talep edemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı şirketin tasfiye sonunda terkin olduğu, davalı ...'ın şirketteki müdürlük görevinden azli, şirket ortaklığından çıkarma taleplerinin konusuz kaldığı, bu nedenle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkında davacının davalı şirketin hissedarı olmadığı, bu nedenle fesih talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2331, K. 2017/4987, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama