KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/238 E., 2016/9697 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/10/2015 tarih ve 2014/151-2015/696 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/12/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde 0215675 numaralı Euro cinsinden döviz tevdiat hesabı bulunduğunu, bu hesaptan dava dışı .... tarafından düzenlenmiş sahte talimatlara istinaden muhtelif tarihlerde toplam 35.500 Euro ödeme yapıldığını, sahte talimatları düzenleyen şahsın bu eylemleri nedeniyle ...
3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/79 esas sayılı dosyasında yargılanarak mahkum edildiğini ve mahkeme kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, davalı bankanın yüksek tutarlı ödemeler yapıyor olmasına rağmen ödeme talimatlarındaki imzaları incelemediğini ve sorumlu davranmadığını, müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait banka hesabından sahte talimatlarla ve 6 ayrı işlemle ödenen toplam 35.500 Euro’nun ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek vadeli döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın davacı ile çalışanı arasındaki ilişki nedeniyle doğduğunu, müvekkiline bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, yetkisiz temsile izin verilmiş olmasının işlemlere icazet anlamını taşıdığını, işlemlerin davacının talimat ve bilgisi dahilinde yapıldığını, dava dışı ....'in şirket kaşelerini ve şirkete ait çek koçanlarını uhdesinde bulundurmasının davacının güven ve işbirliğini gösterdiğini, bahsi geçen işlemlerin davacının defter ve kayıtlarına intikal edip etmediğinin de anlaşılması bakımından bu kayıtların da incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları, temsil ve ilzama yetkili kişiye ait imza sirküleri ve kimlik bilgileri gibi gerekli detayların davalı banka nezdinde mevcut olduğu, ceza yargılaması aşamasında dava konusu edilen 6 adet ödemenin dayanağını oluşturan talimattaki yazıların ve şirket kaşesi üstüne atılan imzanın dava dışı ....'in eli mahsulü olduğunun ve bankadan çekilen tutarların da ....'e teslim edildiğinin tespit edildiği, davalı bankanın dava konusu ödemeleri yaparken gerekli denetimi yapmadığı ve sahte
talimatlarla yapılan ödemelerden kaynaklanan davacı zararından kusuru nispetinde sorumlu bulunduğu, mülga 818 sayılı BK'nın 98/2'nci maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 44. maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusuru bulunduğu, davacı şirketin müterafik kusurunun %20, davalı bankanın kusurunun ise %80 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 28.400 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 02/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Euro cinsinden 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesabına uygulanan değişen oranlardaki en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda, ilk bilirkişi raporu ve tarafların bu rapora itirazlarının da değerlendirilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/238, K. 2016/9697, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama