İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/2541 K.2016/3390

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2011/1759-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2016/2541Karar2016/3390Tarih28 Mart 2016Okuma5 dk · 910 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/2541 E., 2016/3390 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

910 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2011/1759-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilini...'te.... adı altında kuyumculuk yaptığını, bu ibareyi 15.04.2004 tarihinde marka olarak da tescil ettirdiğini, müvekkili tarafından bu markanın tanınmış hale getirildiğini, davalının da...'te aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve müvekkiline ait markanın aynısını izinsiz olarak kullandığını, müşteriler nezdinde iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait markaya tecavüzün önlenmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin.... şeklindeki ticaret unvanını 28.12.2001 tarihinde tescil ettirdiğini, davacının da müvekkil şirketin kurucu ortağı olduğunu, davacının 24.04.2003 tarihinde şirketteki hissesini devrettiğini, faaliyet gösterilen yerin turistik bir yer olması nedeniyle şirket kurucularının kuyumculuk kelimesinin....olan jewellerry ibaresini kullandıklarını, davacının da bu durumu bildiğini ve 01.04.2008 tarihine kadar bir itirazının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davacının kötü niyetle tescil ettirdiği markanın iptalini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, daha öncesinde yapılan yargılama neticesinde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davacı-davalı vekili tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesi neticesinde mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılmış olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma ilamı sonrasında mahkemece taraf vekillerinin beyanı alınmak suretiyle bozma ilamına direnilmesine karar verildiği, direnme kararının davacı-davalı vekilince temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından

incelendiği, yapılan inceleme neticesinde mahkemece direnme kararı verilmiş ise de bozma ilamına fiilen uyularak kısa kararda kabul edilen talepler yazılmak suretiyle usule uygun kısa karar ve bu kısa karara uygun gerekçeli karar yazıldığı, mevcut durum dikkate alındığından ortada bozma ilamına fiilen uyularak karar verildiği verilen kararın incelemesinin özel daire tarafından yapılması gerektiği belirtilerek dosyanın temyiz incelemesinin yapılması için özel dairesine gönderildiği anlaşılmış olup; davalı-davacı şirketin 2001 yılında kurulduğu, .... ibareleri arasında ayırt edicilik bakımından fark bulunmadığı,

davacı-davalının, davalı-davacı şirketin kurucu ortağı iken 2003 yılında bu şirketten ayrıldığı, 15.04.2004 tarihinde .... ibaresini adına marka olarak tescil ettirdiği, bu ibarenin davalı-davacı tarafından kullanıldığını bilmesine karşın bu kullanıma sessiz kaldığı, TMK'nın 2. maddesi uyarınca davalı-davacı şirkete karşı marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle dava açma hakkını kaybettiği, gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüyle davalının... ....

Kuyumculuk işletmesi adı altında ticari faaliyette bulunmasının önlenilmesine, haksız ve kötü niyetle tescil ettirdiği .... Jewellerry markasını kullanmasının önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl dava markaya tecavüzün men'i, birleşen dava markanın hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin men'i istemine ilişkindir.

Mahkemece daha öncesinde verilen karara ilişkin bozma ilamına direnildiğinden bahsedilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca bozma ilamına fiilen uyulmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; asıl davada "baresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olunduğu, bu ibarenin daha sonrasında marka olarak tescil edildiği ileri sürülerek markaya tecavüzün men'i, birleşen davada ise ..." ibaresinin davacının marka tescili öncesinde ticaret unvanı olarak tescil edildiği, bu nedenle bu ibare üzerinde öncelik hakkı sahibi olunduğu, marka tescilinin kötü niyetle yapıldığı ileri sürülerek davacı-davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece uyuşmazlığın çözümü yönünden öncelikle hükümsüzlük isteminin ve bu kapsamda "...." ibaresi üzerinde öncelik hakkının kime ait olduğu hususunun değerlendirilmesi zorunludur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeyle "..." ibaresinin ilk kez davacı-davalının da ortak olduğu davalı-davacı şirketin ticaret unvanında kullanıldığı, davacı-davalının şirketten ayrılması sonrasında davacı-davalının kötü niyetle bu ibareyi marka olarak adına tescil ettirdiği kabul edilmiş ise de önceye dayalı kullanıma ve öncelik hakkının tespitine dair yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan davacı-davalı vekili, davalı-davacı şirketin "...." ibaresini kullanımının müvekkilinin ortaklığına dayalı olduğunu, müvekkilinin şirketten ayrılması sonrasında hissesini kardeşine devrettiğini, devir nedeniyle kullanıma bir müddet rıza gösterildiği, müvekkilinin kardeşinin şirketten ayrılması sonrasında da rızanın geri alınarak kullanımın sonlandırılmasına ilişkin 01.04.2008 tarihli ihtarın gönderildiğini ileri sürmüştür.

556 Sayılı KHK'nın 61. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğuna değinilmiştir. Dosya kapsamından davalı-davacı tarafından davacı-davalı adına tescilli markanın esas unsurunu teşkil eden "...." ibaresinin tescilsiz biçimde ve markasal kullanıldığı sabittir.

Bu kullanımın davacı-davalı vekilinin iddialarında belirtildiği üzere rızaya dayalı olması halinde marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyecek ise de rızanın geri alınması her zaman mümkün olup geri alma sonrasındaki kullanım marka hakkına tecavüze sebebiyet verecektir.

O halde mahkemece; taraf delilleri toplanılmak suretiyle "..." ibaresi üzerinde öncelik hakkının kime ait olduğu hususu tespit edilerek, bu ibare üzerinde davacı-davalının öncelik hakkının bulunduğunun kabulü halinde ise yukarıda açıklandığı üzere davalı-davacının kullanımının rızaya dayalı olduğu ve rızanın geri alınması sonrasında davalı-davacının kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, davacı-davalının davasının TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğundan söz edilemeyeceği gözetilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-Kabule göre; birleşen dava davacı-davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 26. maddesi uyarınca Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Tescilli bir marka hükümsüz kılınana değin markaya ilişkin tüm hakları tescil malikine bahşeder. Bu haklardan biri de markanın kullanılması hakkı olup hükümsüz kılınmadığı sürece markanın kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceği gibi markanın kullanımı da önlenemez. Bu husus gözetilmeksizin birleşen davanın hukuki nitelendirmesindeki hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2541, K. 2016/3390, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2541
Karar No
2016/3390
Tarih
28 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/2541 K.2016/3186
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/2541 K.2016/3261
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/2541 K.2016/2370
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/2542 K.2016/2371
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/2542 K.2016/2818
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2542 K.2016/4388

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.