KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/2652 E., 2017/1832 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2017
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.06.2015 tarih ve 2015/165-2015/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kefalet sözleşmesinden kaynaklan borcu sebebiyle emekli maaşına haciz işlemi uygulandığını, 506 sayılı Kanun'un 121. maddesine göre, ...'dan aldığı emekli maaşına haciz konulamayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.100,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davacının vefatı sonrası davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
Davalı vekili, borcun kaynağının kefalet değil, kredi kartı sözleşmesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının emekli maaşından 09/08/2005-23/12/2011 tarihleri arası toplam 12.103,00 TL kesinti yapıldığı, davacının hiç bir itirazı olmayıp, kredi borcu tamamen ödendikten sonra bu davayı açtığı ve maaşından yapılan kesinti ile temelde borcu olan bir parayı ödediği, bu nedenle istirdat davasının açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2652, K. 2017/1832, 28 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama