KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/391 E., 2017/2996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2017
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 10/11/2015 tarih ve 2015/194-2015/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kendisine ait ve kiralık olarak kullandığı arazinin yüzölçümünün tolam 7,078 dekar olduğunu, bu alanın 4,428 dekarına sofralık domates ektiğini ve bunları sigortalattığını, 28/05/2012 tarihinde sigorta yaptırdığı sofralık domateslerine dolu düşerek hasarın meydana geldiğini, 05/06/2012 tarihinde geçici 06/08/2012 tarihinde kesin ekspertiz yapıldığını, tarlasının ölçümü yapılmadan sigortalı domates ürününün ekili olduğu alanın 2 dekar olarak belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle, talebini 7.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, eksper tarafından yapılan ölçümlerin doğru olduğunu, davalının yapılan ödemeler sonrasında herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının sigorta kapsamında gerçekleşen hasar nedeniyle davacıya 9.000,00 TL ödenmesi gerektiği, davalı tarafından ödenen 2.000,00 TL'nin mahsubu ile tarafından davacıya ilave olarak ödenmesi gereken bedelin 7.000,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 7.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 21/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/391, K. 2017/2996, 24 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama