KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/4268 E., 2017/6115 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/68-2016/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Ticari Şube müşterisi ... San. Tic. A.Ş. tarafından tahsile verilen, ... Ltd. Şti. olan, 05/12/2014 tanzim tarihli, 17/01/2015 vade tarihli, 2.000,00 TL bedelli senedin müvekkilinin ... Şubesi tarafından ... ... Ticari Şube’ye gönderilmek üzere kargoya verildiğini, ancak senedin ... ... Ticari Şube’de kaybolduğunu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını ileri sürerek, söz konusu senetin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işbu kıymetli evrakın iptali davasının muhatap banka tarafından açıldığı, kıymetli evrak iptaline ilişkin dava açma hakkının senedi kaybeden hamile ait olduğu, banka şubesinin hamil değil senedin muhatabı olduğu, bu itibarla bankanın işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın, dava dilekçesindeki açıklamaları dikkate alındığında dava konusu bonoyu tahsil için ciro yoluyla devraldığı anlaşılmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi delaletiyle bonolarda da uygulanması gereken aynı Yasa’nın 688. maddesi uyarınca bonoyu tahsil amacıyla elinde bulunduran hamilin bonodan doğan bütün hakları kullanabilmesi mümkündür. Zayi nedeniyle iptal davası açmak bu kapsamda bir hak teşkil ettiğinden, talebin incelenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4268, K. 2017/6115, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama