KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/6201 E., 2018/370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/03/2016 tarih ve 2016/3-2016/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili, davacı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ile ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirket hissedarı olan davacı ... tarafından ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/81 esas ve 81 karar sayılı dava dosyasında hasımsız olarak TTK'nin 410/2. maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantısına çağırmak için yetki verilmesine dair açılan dava sonucunda davacıya yetki verildiğini, kararın alınması sürecinde mahkemenin yanıltıldığını, 26.02.2014 tarih 2014/3 ve 25.03.2014 tarih ve 2014/10 sayılı kararlarla şirketin olağan genel kurul toplantısının 28.03.2014 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, buna ilişkin davalıya gerekli bildirimlerin yapıldığını, genel kurulun toplanmaması gibi durumun olmadığını,
davacı tarafından açılan davada şirketin ve yönetim kurulu üyelerinin hasım olarak gösterilmesinin gerektiğini, davanın çekişmeli yargı işlerinden olduğunu ileri sürerek dava konusu kararın iptaliyle yapılacak olan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların şirket adına dava açma hakkının bulunmadığını, şirketin en son genel kurul toplantısının 25.08.2010 tarihinde yapıldığını, üç yıllığına seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolduğunu, ancak ortaklar arasındaki ihtilaflar nedeniyle yeni genel kurul tarihinin belirlenemediğini, davacıların dava dilekçesinde bahsettikleri genel kurul kararının usulsüz olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; HMK'nin 375. maddesinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin sebeplerin tahdidi olarak sayıldığı, davacılar tarafından yargılamanın yenilenmesine dayanak gösterilen sebeplerin bu maddelerde tahdidi olarak olarak gösterilen sebepler arasında yer almadığı, yargılamanın yenilenmesine konu edilen dava her ne kadar şirket hasım gösterilmek suretiyle ve hasımlı açılması gerekli ise de sırf davanın hasımsız olarak görülmesinin de yargılamanın iadesi sebebi sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket vekili, davacı şirket yönetim kurulu üyeleri Orhan Güler-Recep Tolga Güler vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı şirket vekili, davacı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ile ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6201, K. 2018/370, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama