İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7769 K.2018/1342

...

Esas2016/7769Karar2018/1342Tarih22 Şubat 2018Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/7769 E., 2018/1342 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma

...

Taraflar arasında görülen davada....ahkemesi’nce verilen 08/02/2016 tarih ve 2014/653-2016/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.02.2018 günü hazır bulunan davacı vekili ..... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 27.07.2009 tarihli gayrimenkul satış vadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davalı şirkete ait taşınmaz payının satışının müvekkiline vaat edildiğini, buna karşılık müvekkilinin davalı şirkette bulunan %25 iştirak hisselerini davalı şirketin göstereceği yetkili kişilere devretmeyi vaat ettiğini, diğer davalıların yetkili gösterilmesi ile de devrin gerçekleştiğini, davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini ve aleyhine dava açıldığını ancak,

mahkemece sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle tarafların birbirlerinden aldıklarını iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek, hisselerin iadesini, mümkün olmadığı taktirde gerçek değerinin belirlenmesi ile dava tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, satış vadi sözleşmesi uyarınca davacı şirkete devri yapılacak olan taşınmazın devrinin yapılamamasının sebebinin müvekkili olmadığını, bu nedenle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında, davalı gerçek kişiler yararına düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davacı tarafın davalı şirket adına tapuda kayıtlı gayrimenkulün devrine karşılık asıl edim bedel yerine, dava konusu şirket hisselerini davalı şirkete değil onun gösterdiği üçüncü kişilere devrettiği ancak, hükmen tescil davasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeniyle geçersiz olduğuna hükmedildiği ve kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği, geçersiz olduğu tespit edilen sözleşme uyarınca,

davacının edimini yerine getirdiği, davalının ise, yasal imkansızlık nedeniyle yerine getirmediği, getiremediği, bu nedenle BK 112-136 (Eski BK.96-117) m. uyarınca davacının sebepsiz zenginleşme gereği karşı tarafın aldığı edimi iadesini, uğradığı zararın tazminini isteme hakkı doğduğu, ancak, davalı tarafın iyiniyetli

.../...

olduğu, emredici kanun hükmüne aykırı olan sözleşmenin hükümsüzlüğünden her iki tarafın sorumlu olduğu, sözleşmeden sonra devredilen şirket hisseleri ile ilgili sermaye artırımına gidildiği, şirket hisselerinin aynen iadesinin hakkaniyete uygun düşmediği, davacı tarafın terditli talebi gereği şirket hisselerinin değerini talep edebileceği, faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 112.500,00 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı tarafça, davalı şirket ile akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca devredilen davalı şirket hisselerinin sözleşmenin geçersizliği nedeniyle iadesi, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise, gerçek değeri tespit edilerek tarafına ödenmesi istemiyle açılan işbu davada mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, 818 sayılı BK'nin 61. maddesinde ''Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır. '' hükmü, aynı Yasa'nın 117. maddesinde de ''Borçluya isnat olunamıyan haller münasebetiyle borcun ifası mümkün olmazsa, borç sakıt olur.

Karşılıklı taahhütleri havi akitlerde bu suretle beri olan borçlu haksız iktisaplara müteallik hükümlere tevfikan almış olduğu şeyleri iadeye mecbur ve kendisine henüz tediye edilmemiş bulunan şeyi istemek hakkından mahrum olur. Kanun veya akit ile, borcun ifasından evvel bile vukua gelen zararın, alacaklıya tahmil edilmiş olduğu haller bundan müstesnadır.'' düzenlemesi bulunmakta ve benzer hükümler de 6098 sayılı TBK'nin 77 ve 136. maddelerinde yer almaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde ise, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 27.07.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin, anılan sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından davalı şirket aleyhine .....

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/611 Esas sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasında, mahkemece sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2012 tarih, 2012/8771 E- 2012/12243 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen 26.12.2011 tarihli kararla baştan itibaren geçersiz olduğunun tespit edilmiş olması karşısında ve anılan yasal düzenlemeler uyarınca, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerinden aldıklarını iade etmeleri gerekeceğinden ve bu husus mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, davalı tarafın iyiniyetli olduğu,

emredici kanun hükmüne aykırı olan sözleşmenin hükümsüzlüğünden her iki tarafın sorumluluğu bulunduğu, sözleşmeden sonra devredilen şirket hisseleri ile ilgili sermaye arttırımına gidildiği, hisselerin aynen iadesinin hakkaniyete uygun düşmediği, davacının şirket hisselerinin değerini talep edebileceği gerekçesiyle, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı şirket vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/7769, K. 2018/1342, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/7769
Karar No
2018/1342
Tarih
22 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7771 K.2018/1572
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7772 K.2018/952
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7773 K.2018/1184
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7774 K.2018/1437
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7775 K.2018/1386
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7776 K.2018/1349

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.