KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/8227 E., 2016/9778 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2016
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2013 gün ve 2012/124-2013/311 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.01.2015 gün ve 2014/13466-2015/418 sayılı kararı aleyhinde davacı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'in, müvekkili ve davalı şirketleri bünyesinde barındıran ...
Holding A.Ş.’de % 13 oranında hisse sahibi oduğunu, 30.10.2010 tarihli protokol ile hissesini davalılara devretmeyi kabul ettiğini, diğer ortakların da müvekkili şirketteki hisselerini devretmeyi taahhüt ettiklerini, sözleşmenin 1. maddesine göre 1 Kasım 2010 tarihi itibariyle envanter listesinde yazılı olmayan borçlardan ...'in sorumlu olmayacağını, ancak sözleşme öncesi davalı şirket tarafından satın alınan malın faturasının müvekkili şirket adına düzenlendiğini, alacaklı şirket tarafından icra takibi başlatılması üzerine müvekkilinden 82.500 TL tahsil edildiğini, sözkonusu borçtan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek,
bu meblağın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır. Davacı şirket vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8227, K. 2016/9778, 22 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama