KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2124 E., 2017/3685 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2017
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/291-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile kısmi bölünme sözleşmesi imzalandığını, davalının kiremit fabrikaları işletmelerinin bölünme konusu yapıldığını, genel kurulların sözleşmeyi onayladığını, 25.01.2007 tarihinde ticaret sicilde tescil edildiğini, ancak davalı şirkete ait bir kısım taşınmazlar ile “...” markasının devrinin gerçekleşmediğini, bölünme işleminin ticaret siciline tescille beraber geçerlilik kazandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların ve markanın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden pasif husumetten reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle tavzih kararı verilmiştir.
Tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün tavzihine ilişkindir. HMK 306. maddesine göre tavzih dilekçesinin cevap süresi belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, HMK 306. maddesi uyarınca, tavzih ve verilirse cevap dilekçelerini karşı tarafa tebliğ edip, gerekli görülmesi halinde iki tarafı sözlü beyanda bulunmaları için davet ederek karar verilmesi gerekirken açıklanan usule uyulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2124, K. 2017/3685, 13 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama