KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2400 E., 2019/2291 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2019
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/09/2015 gün ve 2012/365-2015/442 sayılı kararı bozan Daire'nin 14/02/2017 gün ve 2016/5722 - 2017/782 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında sekiz adet bariyerli opsiyon sözleşmesi imzaladığını, müvekkili adına yapılan bir çok opsiyon sözleşmesi sonrası USD kurunun yükselmesi ile zarara uğradığını, müvekkilinin banka personeli tarafından hiçbir risk bulunmadığı konusunda telkin edilerek işlem içeriği hakkında bilgilendirilmeden tüm malvarlığını kaybetme riski altına sokulduğunu, sözleşmenin hileli ve aldatmaya dayalı olduğundan geçerli bir sözleşme olmadığını,
Müşteri Tanıma Formunun ve Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesinin opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra müvekkilin imzasının sonradan alındığını, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, toplamda 351.708 TL tutarındaki mevduat hesaplarından kendisinin hiçbir talimatı olmadan çekilerek haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, 351.708 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan 8 adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2400, K. 2019/2291, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama