KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2677 E., 2017/4276 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/01/2017 tarih ve 2015/1691-2015/1659 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkiline ait alacağın asıl borçlusuna ulaşılamadığı için kefilden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, borçlunun mallarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili; alacağın ipotekle temin edilmiş olduğunu bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, kefile başvurulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve talebin İİK 257/1 maddesine uygun olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, kredi sözleşmesine dayalı alacağa yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
İİK’nın 257. maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan ipotek akit tablosunun incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren kefilin kefaletten kaynaklanan borcunun da teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2677, K. 2017/4276, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama