İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/300 K.2018/6113

Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2016 tarih ve 2011/408-2016/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2017/300Karar2018/6113Tarih8 Ekim 2018Okuma4 dk · 729 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/300 E., 2018/6113 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

729 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2016 tarih ve 2011/408-2016/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların dava dışı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketin taşeronu olarak çalıştığını ve bir kısım imalatları gerçekleştirdiğini, işin 11.08.2006 tarihinde başlayıp Mayıs 2008 tarihinde bittiğini, bu iş nedeni ile müvekkilinin dava dışı şirketten 251.191,30 TL alacaklı olduğunu, alacak miktarının davalar sonucu saptandığını, davalıların dava dışı asıl iş veren ... idaresinden almış oldukları hak edişleri doğru şekilde şirket defterlerine kaydetmediklerini, tutulması gereken defterleri gerçek dışı ve tasdiksiz tuttuklarını, denetim kurulu raporu,

bilanço ve gelir tablosu hesapları olmadığını, mevcut şirket alacakları için icra takibi başlatmadıklarını, acz içinde olmasına rağmen şirketin iflasını talep etmediklerini, kötüniyetle şirketin içini boşalttıklarını, ödenmemiş sermaye borçları olduğunu, bu nedenle davacının alacağını tahsil edemediğini belirterek 163.318,72 TL'nin 08/09/2008 tarihinden, 87.872,58 TL'nin, 12/01/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili, davalıların 2001 ila 2009 yılları arasında yönetim kurulunda görev aldıklarını, ancak 2004 yılından itibaren fiilen işlerin diğer davalı ... imzası ile devam ettiğini, idare meclisi tarafından yönetimin şirket üyelerinden ...'a bırakıldığını, davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, borçlardan dolayı şirketin tüzel kişiliğinin sorumlu bulunduğunu, davacının asıl iş sahibi ile irtibata geçerek dava dışı şirkete yapılması gereken ödemeleri aldığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıların ortağı ve yöneticisi bulundukları anonim şirketin üstlenmiş olduğu işi gerçekleştirdiği, bu iş nedeni ile davacının 251.191,30 TL alacaklı bulunduğu, bu iş nedeni ile dava dışı şirket temsilcisi ...'ın istihkaklarının tahsilini gerçekleştirdiği, ancak tahsil edilen miktarın şirket kasasına aktarılmadığı gibi muhasebeleştirilmediği, şirketin düzensiz kayıt tutmasından doğrudan davalı yönetici ...'ın sorumlu olduğu,

09/06/2009 tarihli genel kurulda diğer davalı ve şirket ortaklarının bu iş nedeni ile davalı ...'ı ibra etmedikleri, davacı zararından dolayı davalı ...'ın sorumlu olduğu, davalılar ... ve ...'ın 09/06/2009 günü yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip tüm yetkiyi davalı ...'a devir etmeleri nedeni ile sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, anılan davalılar yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 251.191,30 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 163.318,72 TL'sine 08/09/2008 tarihinden itibaren, 87.872,58 TL'sine 12/01/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine,

fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davacı şirket alacağının dava dışı anonim şirket yönetim kurulu üyelerinden tahsili istemine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır.

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nin 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen kısa kararda ‘‘251.191,30 TL'nin davalı ...'dan dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 163.318,72 TL'sine 08/09/2008 tarihinden itibaren, 87.872,58 TL'sine 12/01/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine’’ karar verilmiş; gerekçeli kararda ise, ‘‘251.191,30 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 163.318,72 TL'sine 08/09/2008 tarihinden itibaren, 87.872,58 TL'sine 12/01/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine’’ karar verilmiş olup, bu haliyle kısa karar gerekçeli kararla çelişkili olduğundan Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/300, K. 2018/6113, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/300
Karar No
2018/6113
Tarih
8 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/316 K.2018/6213
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/316 K.2018/9536
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/318 K.2018/7137
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/318 K.2018/6092
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/319 K.2018/6159
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/325 K.2018/6107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.