KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/751 E., 2018/6152 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/09/2016 tarih ve 2015/713-2016/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında 175.000,00 TL kredi kullandığını, kredinin erken kapatılması sırasında müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak 17.377,50 TL erken kapatma ücreti alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 17.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 11.297,48 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde erken kapatma ücretinin alınacağı düzenlemesine yer verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankalara yazılan müzekkereler sonucu komisyon oranı bildiren 10 adet bankanın, kredinin erken kapatılması halinde tahsil ettikleri ortalama komisyon oranı % 4,33 olarak hesaplanmış, bu oran üzerinden yapılan hesaplamada davalı bankanın tahsil etmesi gereken komisyon miktarı, % 5 BSMV dahil 7.179,95 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.197,55 TL'nin 10.000 TL'sine dava, bakiye kısmına 17/03/2014 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/751, K. 2018/6152, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama