KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/967 E., 2019/442 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2015 gün ve 2012/548-2015/293 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/10/2016 gün ve 2015/11466-2016/8402 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalı gerçek kişilerin murisi ...’in kardeş olduğunu, babaları ...’in 03.10.1970 tarihinde vefaat ettiğini, geriye mirasçı olarak eş Galibe, çocuklar ..., ... ve Cumhur ...’un kaldığını, ...’in de 22.02.2005 tarihinde vefaat ettiğini, muris baba ...’in davalı bankanın kuruluşu sırasında 2 adet kurucu hisse senedi aldığını, hisse senetlerinin yaklaşık değerinin 8.Trilyon olduğunu, ancak müvekkillerinin bu hisse senetlerinden sonradan haberdar olduğunu, dava konusu iki adet kurucu hisse senedinin ... tarafından davalı bankaya ibraz edilen sahte belge ile kendi üzerine geçirildiğini ve gerçek kişi davalılar tarafından davalı bankaya satılarak devredildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunmuşlar ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen kararın davacılar ve davalı gerçek kişiler vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/967, K. 2019/442, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama