KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/1431 E., 2019/6352 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2019
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/12/2015 gün ve 2015/102 - 2015/217 sayılı kararı bozan Daire'nin 11/12/2017 gün ve 2016/5232 - 2017/7088 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır birçok ülkede ve Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, kullandığı sarı-kırmızı renklerdeki istasyon görümünü çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş nezdinde tescil ettirdiğini, bu renklerle özdeşleşen müvekkilinin renklere kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, davalının, müvekkilinin SHELL ile özdeşleşen istasyonlarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu bilmesine rağmen istasyonu meydana getiren elemanları aynı renkleri de kullanarak 2011/43884 sayı ile "canholding+ şekil" ibaresiyle kötüniyetli tescil ettirdiğini, "canholding" ibaresinin ayırt ediciliği sağlamadığını,
zira işarette renklerin dikkat çektiğini, davalının, müvekkilinin tanınmış markalarının itibarından yararlanmayı amaçladığını, davalının markasının müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edici niteliğine zarar verdiğini, müvekkili markalarının tanınmışlığına bağlı olarak tüm sınıflarda korunduğunu, bu marka ile sunulan malların müvekkili ile ilişkilendirileceğini ileri sürerek davalı şirket adına 2011/43884 sayı ile tescilli “canholding+ şekil” ibareli markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıflarında hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1431, K. 2019/6352, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama