KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/194 E., 2019/2227 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2016 tarih ve 2014/457-2016/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin “CELL-O", “CELLOCAN” ve “CELLOBAND” gibi “CELL-O” ana unsurlu 09, 35, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren çok sayıda tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı tarafça yapılan 2012/43060 sayılı "CELLO'S" ibareli, 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna davacı şirketçe iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanılarak yapılan itirazın, nihai olarak TPMK ... tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPMK ...’nın 2014-M-11960 numaralı kararının iptaline, başvuru konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, şirketin ihracat müdürünün adının “Celal” olduğunu, yurtdışındaki müşterilerin kendisine “Cello” olarak hitap etmesinden esinlenerek dava konusu markanın oluşturulduğunu, markaların ve emtiaların benzer olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraf markalarının birbirine benzediği, davacı markalarının iletişim sektöründen tanınmış olduğu, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin birbirinden uzak sektörlerde olması nedeniyle iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının kötüniyetinin ve davalı markasının davacı markalarına zarar vereceği iddiasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/194, K. 2019/2227, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama