KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3801 E., 2019/5396 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi Ticaret Ltd. Şti.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/04/2018 tarih ve 2018/65-2018/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait 21 adet müşteri çekinin çalındığını, çek iptali davaları açılarak ödeme yasağı kararı alındığını ancak dava konusu çekte ödeme yasağının sehven farklı bir çek numarasına konulduğunu ve çekin banka tarafından ödendiğini, çek arkasındaki cirolardan sahteliğin anlaşıldığını ileri sürerek, çek bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, çekin davalı şirkete faktoring sözleşmesine istinaden geçtiğini, faktoring işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müşteriden alınması gereken ve alacağın dayanağı olan faturanın işlem sırasında alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu çekin davacının elinden rızası hilafına çıktığının sabit olduğu ve fakat davalının çeki usulüne uygun olarak elde ettiği, kötüniyet ve ağır kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3801, K. 2019/5396, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama