İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4120 K.2020/1352

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2017 tarih ve 2014/403 E- 2017/252 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge…

Esas2018/4120Karar2020/1352Tarih13 Şubat 2020Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/4120 E., 2020/1352 K.·Mahkemesi : Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2017 tarih ve 2014/403 E- 2017/252 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2018 tarih ve 2017/1668 E- 2018/602 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 11/02/2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "Uşşak Anadolu Oyun Havası" isimli eserin bestecisi olduğunu, bu hususun MESAM kayıtlarında da sabit bulunduğunu, davalı Kurumun 1979 yılından beri bahse konu eseri TRT-Türkiye'nin Sesi Radyosu spotlarında jenerik, jingle ve benzeri şekillerde kullandığını, müvekkilinin davalı Kurumdan, kullanımına ilişkin bir ücret belirlenmesini talep ettiğini ancak geçen zaman içerisinde davalı Kurumun müvekkiline ödeme yapmaktan imtina ederek haksız kullanımını sürdürdüğünü, davalının, dava konusu eseri müvekkilinden herhangi bir izin almaksızın ve ödeme yapmaksızın kullandığının sabit olduğunu,

bu nedenle davalının 1979 yılından bugüne kadar geçen süreye ilişkin olarak eserin izinsiz kullanım bedeli ile bu bedelin FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katı tutarında bedeli yasal faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 1979 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre içerisinde eserin izinsiz kullanımı neticesinde doğan bedelin HMK 107. maddesi uyarınca belirlenmesine ve belirlenecek olan bedel ile bu bedelin 3 katı tutarındaki tazminatın 1979 yılından itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının yıllarca müvekkili Kurumda çalıştığını, bahse konu eseri de TRT kayıtlarında oluşturduğunu, ayrıca eserin sanatçı vasıtasıyla repertuara alındığını, müvekkilinin repertuara alınan eserleri yayınlamak amacıyla arşivlediğini ve davacının bu hususu bildiğini, müvekkilinin halk müziği, sanat müziği ve diğer tüm çalışmaları Türk Kültür ve Değerlerinin kaybolmaması adına arşivlerine aldığını, yayın ve programlarında kullanarak gelecek nesillere aktardığını,

kamu yayıncısı olmanın verdiği görevi en iyi şekilde yapmak için hem eser sahiplerine hem de diğer hak sahiplerine gereken değeri vermek amacıyla tüm bilgilendirmeleri yaptığını ve kimseyi mağdur etmediğini, davacının uzun yıllar TRT sanatçısı olması karşısında bu kadar uzun bir süre sessiz kalarak muvafakat verdikten sonra ve hakkın ihlali iddiasıyla huzurdaki davayı açmasının MK'nın 2. m. anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, maddi tazminat koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu “Anadolu Oyun Havası” adlı bestenin 5846 sayılı Kanun kapsamında musiki eseri niteliğinde bulunduğu, eser sahibinin, besteleyen sıfatı ile davacı olduğu, davalı Kurum tarafından davaya konu eserin, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosunda 1979 yılından dava tarihine veya dava tarihinden kısa bir süre öncesine kadar radyo yayınında kullanıldığı,

davalı tarafın davaya konu eseri kullanım biçiminin, teknik olarak jingle veya jenerik müziği niteliğinde olmayıp müzik eserinin radyo yayınlarında kullanılması veya müzik eserinin radyo yayını suretiyle umuma iletimi niteliğinde olduğu, bahse konu eserin niteliğinde davalı Kurumca FSEK'in 6. m. anlamında herhangi bir dönüştürme ya da işleme yapılmaksızın FSEK'in 25. m. anlamında işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim fiilinin gerçekleştirildiği, bu fiilin, teknik olarak FSEK'in 22. ve 23. m. anlamında çoğaltma ve yayma mahiyetinde olmadığı,

davaya konu eserin davalı Kurumca kullanılmaya başlandığı 1979 yılında davacı tarafın davalı Kurumda şef kadrosunda çalışan bir memur olduğu, diğer yandan, davaya konu eserin TRT tarafından kullanımına ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme tesis edilmediği, bununla birlikte, davacı tarafın davaya konu eseri 1979 yılında TRT Repertuarına kayıt ettirdiği,

genel olarak eserlerin TRT repertuarına radyo ve televizyon yayınlarında kullanılması ve arşivlenmesi amacıyla kayıt altına alındığının veya kayıt ettirildiğinin bu alanda çalışan/uzmanlığı olan herkesçe bilindiği ve davanın taraflarınca da bu hususun bilindiğinin kabulünün gerektiği, davaya konu eserin davacı tarafça TRT repertuarına kayıt ettirildiğine ilişkin olarak herhangi bir ihtilafın taraflar arasında bulunmadığı,

FSEK 52. m. anlamında taraflar arasında tesis edilmiş yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı tarafın davaya konu eseri davalı Kurumun repertuarına bizzat kayıt ettirmiş olması ve işbu davanın açıldığı tarihe kadar aradan geçen yaklaşık 34 yıllık süre zarfında davaya konu uyuşmazlığı davacı tarafa somut olarak herhangi bir şekilde yöneltmemiş bulunması karşısında, davacı ile davalı Kurum arasında davaya konu eser üzerindeki mali hakların tasarrufuna ilişkin olarak fiili sözleşme ilişkisinin tesis edildiğinin,

bu kapsamda davacı tarafın davalı Kurumca davaya konu eserin radyo-televizyon yayınları vasıtasıyla umuma iletimine sözlü ve fiili olarak izin vermiş olduğunun ya da rıza gösterdiğinin kabulü gerektiği, davalı Kurumun davaya konu eser üzerindeki tasarrufunun davacı tarafın haklarını ihlal eder nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf Mahkkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu eserin bir yayın kuruluşu olan davalıya bizzat davacı tarafından gönderildiği ve davalı TRT bünyesinde oluşturulan bir kurul tarafından değerlendirilen bu eserin davalı yayınlarında kullanılabileceğinin de cevaben davacıya bildirildiği, bu durumda söz konusu icra ve temsiller için muvafakat edilmiş sayılacağı, işbu dava ile davacı söz konusu rızasını geri aldığından,

artık 5846 sayılı FSEK'in 52. m. uygun bir şekilde mali hakların devrine dair sözleşme olmadan dava konusu eserin icra edilmesi ve davalıya ait radyo ve TV kanallarında doğrudan veya dolaylı olarak temsili suretiyle umuma iletilmesi halinde davacının FSEK'in 68. ve 70. m. dayalı talepte bulunabileceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4120, K. 2020/1352, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4120
Karar No
2020/1352
Tarih
13 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4120 K.2020/342
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4121 K.2020/1463
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4122 K.2020/1464
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4122 K.2020/1918
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4122 K.2020/1209
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4123 K.2020/10604

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.