KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/5305 E., 2019/6750 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklarhukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/122-2018/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yayınlarında 1992 yılından beri SKY TV markasını fiilen kullanarak bu ibareye ayırdedicilik kazandırdığını, davalının tescilli markaları nedeniyle markasını TPMK nezdinde tescil ettiremediğini, davalının kullanmadığı halde kötüniyetle bir çok sınıfta marka tescil ettirip yenilemeler yaparak 3. kişilerin kullanımını fiilen yasakladığını, marka stoklaması yaptığını, kullanmadığı markalara dayanarak davacı aleyhine davalar açtığını, davalının tescilli markalarında ciddi kullanımının bulunmadığını ileri sürerek davalının 104205, 99/018852, 2004/28184, 2005/55385, 2004/28183, 2004/28185 sayılı "SKY" ibareli markalarının bütün mal ve hizmet sınıfları açısından iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli, 2016/148 Esas- 2016/189 Karar sayılı ilamı ile 556 sayılı KHK 14.maddenin iptali edildiği, markanın kullanılmasının zorunlu olduğuna dair iç hukuk kuralının ortadan kalktığı, kullanma zorunluluğunu düzenleyen başka bir iç hukuk kuralı da bulunmadığı, TRIPS 19.maddenin uygulanarak yasal boşluğun doldurulamayacağı, dava tarihinde yürürlükte bulunmayan 6769 sayılı SMK hükümlerinin de geriye yürütülerek uygulanmasının hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5305, K. 2019/6750, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama