İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5733 K.2019/7267

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/10/2017 tarih ve 2014/959 E. - 2017/837 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge…

Esas2018/5733Karar2019/7267Tarih18 Kasım 2019Okuma5 dk · 1.049 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/5733 E., 2019/7267 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.049 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/10/2017 tarih ve 2014/959 E. - 2017/837 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2018 tarih ve 2018/323 E. - 2018/930 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle

dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacı şirketin dava dışı NDÇ ve ARD Holding A.Ş. ile birlikte eşit ve aynı pay oranında (%33,33) davalı şirkette ortak olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun 01.04.2014 ve 07.04.2014 tarihli kararları ile ARD Holding A.Ş., NDÇ Holding A.Ş. ve davacı şirketten hissedar başına 25.000.000,00 TL ve 25.000.000 USD borç alınmasına,

borç tutarlarına faiz olarak TL için yıllık %15,25, USD için yıllık %5,75 sabit faiz işletilmesine ve borç vadesinin 2 yıl olarak belirlenmesine karar verildiğini, bu hususun müzakeresi için genel kurul yapılması taleplerine cevap verilmediğini, borç alım talebine gerekçe olarak şirketin yatırım kararlarının uygulanması ve şirketin likidite rasyolarının güvence altına alınmasının gösterildiğini,

bu bağlamda IFC ve EBRD'den Akces Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine temin edilen davalı şirket ile CES A.Ş.'nin garantörü olduğu kredinin sürekliliğinin temini için davalı şirketin konsolide cari oranının 1.2 olmasının gerekli olduğunun da gerekçe olarak ileri sürüldüğünü, ancak bu gerekçelerin hukuki ve somut herhangi bir dayanağının bulunmadığını, borç alım talebinin davalı ... gereksiz yere borç yükümlülüğü altına sokacağını, alımına gerekçe gösterilen yatırımın ne olduğu,

yapılıp yapılmayacağın da belli olmadığını, borç tutarının şirket sermaye tutarı nazara alındığında çok yüksek olduğu gibi belirlenen faiz oranlarının da fahiş olduğunu, sermayenin korunması ilkesinin gözetilmediğini, borç alım talebinin sadece hükmi şahıs ortaklardan talep edildiğini, diğer özel şahıs paydaşlardan talep edilmediğini, genel kurulda müzakere edilerek karara bağlanması gerekirken yönetim kurulu tarafından alınan kararın organ yetkisinin gasbı, eşit işlem ilkesine aykırı ve ortakların vazgeçilmez haklarını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, ayrıca borç alma yoluyla TTK 480 ve 509. maddelerinin dolanıldığını,

tefeciliği düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesine de aykırılık taşıdığını, diğer müvekkili ...'ün ise dava konusu karara muhatabı olmamakla beraber müvekkili şirketin temsilcisi olarak dava konusu yönetim kurulunda haberdar olduğunu, dava konusu kararın müvekkili ...'ün de haklarını ihlal ettiğinden davada davacı sıfatıyla yer aldığını ileri sürerek, davalı şirketin borç alım talebine ilişkin 01/04/2014 tarihli, 12 nolu ve 07/04/2014 tarihli, 14 nolu yönetim kurulu kararlarının TTK.'nun 391. maddesi uyarınca batıl olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının borç isteğini reddettiğinden bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, öz sermaye miktarının istenen borç tutarından büyük olduğunu, örtülü sermayeden sözedilemeyeceğini, borç para işleminin suç teşkil etmediğini, müvekkili şirketin yatırım kararlarını uygulayabilmek ve rasyolarını güvence altına alabilmek yani faaliyetlerine devam edebilmek amacıyla üç büyük pay sahibinden borç istenmesine karar verildiğini, herhangi bir zorlamanın ya da pay sahiplerinin borçlandırılmasının sözkonusu olmadığını, bunun yerine finans kuruluşlarından kredi alınması halinde yüksek faiz oranlarına, çeşitli teminatlara,

komisyon ve masraflara katlanılması gerektiğini, kaldı ki pay sahiplerine önerilen faizin piyasa koşullarına uygun olarak belirlendiğini, dava konusu yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, sermaye arttırımına ilişkin karara yönelik davalar nedeniyle nakit ihtiyacı karşılanamadığından davalı şirket yönetim kurulunun sermaye artırımı ile amaçladığı nakit ihtiyacını karşılamak üzere dava konusu olan yönetim kurulu kararlarını aldığı, davalı şirketin finansman ihtiyacını sağlamak üzere ortaklarından ödünç para alma işlemiyle ilgili ceza yargılamasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında da bahsedildiği üzere, BK' nin 386-392. maddelerine göre şirketin ödünç para alabileceği, TTK'nin 358. maddesinde de şirketin kendi ortaklarından borç para alabileceğinin düzenlendiği,

yine TTK'nin 395/3. maddesinde şirketler topluluğuna dahil şirketlerin birbirine kefil olup garanti verebilecekleri hükmünün yer alması nedeniyle alınan kararın şirketin sermaye yapısını bozmayacağı, borç para veren ortakların kredi kurumu yada finansman kurumu olmamaları nedeniyle dolar bazında borç vermelerini engelleyen yasa hükmü bulunmadığı, dava konusu kararların batıl olmadığı, bu borç para alışverişinde şirket zarara uğramış ise uygulanacak maddelerin TTK'nin 553. ve devamı maddeleri olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce, TTK’nin 391.maddesine göre eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan, sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin haklarını ihlal eden ya da bunların kullanılmasını güçleştiren veya kısıtlayan, diğer organların devredilmez yetkilerine giren konularda ya da bunların devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının batıl olduğu,

şirketin üretim, yatırım ve finans politikalarını belirleme yetkisinin, şirketin ne zaman ve ne oranda borç alması gerektiğine karar verme yetkisinin kural olarak ve esas sözleşmede aksine bir düzenleme olmadığı sürece yönetim kuruluna ait olduğu, şirketin ortaklardan borç almasını yasaklayan bir yasa hükmü bulunmadığı,

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine göre ortakların şirkete faiz ile para verebileceğinin öngörüldüğünü, yönetim kurulu kararlarıyla belirlenen koşul ve şartlarda şirketin üç hakim ortağından ödünç para alınmasına yönelik icapta bulunulmasının karara bağlandığı gözetildiğinde, şirkete borç vermenin ortaksal bir yükümlülük değil, ortak sıfatıyla rızai olarak oluşan bir işlem olduğundan eşit işlem ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği, nitelik veya nicelik itibariyle farklı pay grupları oluşturularak bu pay grupları için farklı uygulamalara gidilmesinin eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturmayacağı,

ödünç para alınmasına yönelik teklifin davacı şirketin de içinde bulunduğu eşit pay oranlarına haiz hakim üç ortak şirkete yapılmış olmasından dolayı davacı şirketin eşit işlem ilkesine aykırılık iddiasının yerinde olmadığı, alınan kararların sermeye yapısını bozan bir karar olmadığı, zarar var ise sorumluluk davası açılabileceği, yönetim kuruluna katılma yasağını düzenleyen maddenin yaptırımının butlan değil tazminat sorumluluğuna konu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 18/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

18.11.2019-N/Y

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5733, K. 2019/7267, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5733
Karar No
2019/7267
Tarih
18 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/5733 K.2019/6300
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5734 K.2019/6766
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/5734 K.2019/6320
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/5736 K.2019/10711
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/5736 K.2019/6795
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5736 K.2019/6864

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.