İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5739 K.2019/5046

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2016 tarih ve 2015/218-2016/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2018/5739Karar2019/5046Tarih8 Temmuz 2019Okuma4 dk · 887 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/5739 E., 2019/5046 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

887 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2016 tarih ve 2015/218-2016/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının, davalı bankanın ... Şubesi'nde 000695010001 nolu hesabı bulunduğunu, 18.12.2014 tarihinde "Rez. İptal Zararına Mahsuben" açıklaması ile 16.435,00 TL'nin davalı banka tarafından hesaptan alındığını, paranın iadesi keşide edilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını, ihtarnameye cevaplarında davacı şirketin üst yönetiminin talebi ve onayı ile kur bağlandığı ve bu talepten vazgeçildiği iddiasında bulunduklarını ileri sürerek 16.435,00 TL'nin 15.01.2015 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında 18/07/2005 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi bulunduğunu, kur bağlama işleminin davacının bilgi ve onayı doğrultusunda yapıldığını, daha sonra bağlanan kurun iptali isteminde USD kurlarının çok hareketli olması nedeniyle 16.435,00 TL zarar oluşacağının bildirildiğini, davacının onayı ve talebi doğrultusunda kur bağlama işleminin iptal edildiğini, davacının rezervasyonun iptal edilmesinden kaynaklanan zararı karşılamak üzere hesaplarına para gönderdiğini, salt bu hususun dahi işlemin davacının bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini gösterdiğini, yapılan işlemin sözleşmesinin 16.6 maddesi uyarınca gerçekleştirildiğini, sözleşme gereği banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müşteri kur fixlemesi işleminden sonra rezerv iptali gerçekleştiğinde, bankanın zararı rezerv bağlama kuru ile o anki hazine kuru arasındaki fark üzerinden hesaplaması gerektiği, buna göre Propa Plaza Bağımsız Bölümleri gayrimenkul alım bedeli olan 3.930.000 USD için kur bağlama talebinde bulunulmuş olduğu kabul edildiği takdirde gün içindeki kurların hareketine bağlıolarak bankanın 18/11/2014 tarihindeki kâr zarar durumu en yüksek - en düşük kur dikkate alındığında 54.627,00 TL zarar,

açılış - kapanış kurları dikkate alındığında 39.300,00 TL zarar ve Hazine'nin verdiği kur dikkate alındığında 20.829,00 TL zarar oluşacağının anlaşıldığı, dava konusu edilen 16.435,00 TL rezerv iptali zararının makul düzeyde olduğu, dosya kapsamında davalı bankanın kur bağlama talimat teyidiyle ilgili bir belge bulunmamakta ise de bankaların müşterilerine kur bağlama işlemlerinde pratikteki işleyişin telefonla onay aldıktan sonra talimat gönderilmesi şeklinde olduğu, kur bağlama işleminin davacı şirketin bilgisi ve onayı doğrultusunda yapıldığı,

daha sonra da bağlanan kurun iptali isteminde USD kurlarının çok hareketli olması nedeniyle 16.435,00 TL zarar oluşacağı bildirilerek davacının onayı ve talebi doğrultusunda işlemin iptal edildiği, davacının zararı karşılamak üzere hesaplarına para gönderdiği, taraflar arasında imzalanan 18.07.2005 tarihli sözleşmenin 16.16. maddesi kapsamına göre davacının meydana gelen banka zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, varlığı ileri sürülen forwarding (kur bağlama) işleminin iptali nedeniyle oluşan zarardan ötürü, davalı bankaca, davacının hesabından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü, davalı bankaca yapıldığı ve aynı gün iptal edildiği anlaşılan forwarding işlemine davacının onay verip vermediği, iptal isteminde bulunup bulunmadığının saptanmasıyla mümkündür. Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliği ve TMK’nın 6. maddesi ile HMK’nın 190. maddesi hükümleri uyarınca, davada ispat yükü, davalı yana aittir. Diğer bir söyleyişle, davalı banka yaptığı kur bağlama işine davacının önce onay verdiğini, sonra da iptal isteminde bulunduğunu ve bundan bir zarar doğduğunu ispatla yükümlüdür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı yanın davalı banka nezdindeki döviz tevdiat hesabından, davadışı bir şirket hesabına döviz cinsinden yapılan virman işleminin, davacı müşterinin bankada mevcut döviz tevdiat hesapları arasında yapılan bir virman işlemi niteliğinde bulunmaması nedeniyle, davaya konu maddi vakıanın, davalı yan savunmasının aksine, taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinin 16.6. maddesi ile ilişkilendirilmesi mümkün değildir.

Öte yandan, toplanan deliller uyarınca, davalı yanca önce gerçekleştirilen ve sonra iptal edilen forwarding işlemine davacının onay verdiği, sonra da iptalini talep ettiği hususu ispatlanamamıştır.

Dosyaya ibraz edilen e-mail yazışmaları ile ses kayıtlarından, davacı yetkilisi ile davalı banka personeli arasında bu yönde bir takım görüşmeler gerçekleştirildiği anlaşılmakta ise de, mübrez delillerden, davalı yanca, davacı yanın bankaya yönelik icaba davetine uygun bir icabın ve buna bağlı bir kabulün gerçekleştiğini gösterir bir delil sunulmadığı gibi yine davacının kur bağlama işleminin iptaline yönelik bir talimatının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, mahkemece davalı banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de, davacının bu hususlarda yazılı yahut sözlü bir talimatının bulunmadığı saptanmıştır.

Bilirkişi incelemesi ile davalı bankanın defter kayıtlarında, işlem nedeniyle ortaya çıkan zararı davacı hesabına borç kaydederek muhasebeleştirmiş olduğunun belirlenmiş olması, forwarding işlemine davacının onay verip sonra da iptal ettiğine yönelik dayanakları ispat edilmediği sürece, taraflar arasındaki sözleşmenin 16.16 maddesinde belirtilen delil sözleşmesi kapsamında davalıyı ilzam eden bir delil niteliğinde olmayıp davanın tek başına ispatına da elverişli değildir.

Keza, mahkeme kabulünün aksine, davacı yanın davalı bankadaki TL hesabındaki parayı, işlemin ertesi günü, ortaya çıkan zarara eşdeğer kabul edilen bir tutara yükseltmiş olması, dava konusu işlemin iptalinden kaynaklanan zarara ve dolayısıyla bu zararın oluşmasına neden olan işlemlere davacı yanca icazet verildiğini kabule elverişli bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı yanın savunmasının ispatlanamadığı, talimatsız işlemler nedeniyle ortaya çıkan zarara davalı bankanın katlanması gerektiği göz önüne alınarak davanın kabulüne, davacı hesabından bu nedenle tahsil edilen tutarın iadesine karar verilmesi gerekirken, ispat yükü dağılımına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5739, K. 2019/5046, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5739
Karar No
2019/5046
Tarih
8 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/5739 K.2019/4678
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/5741 K.2019/3067
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/5761 K.2019/4641
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/5763 K.2019/3168
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/5770 K.2019/6060
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5785 K.2019/4060

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.