İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/627 K.2019/5867

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/12/2015 gün ve 2014/1261 - 2015/966 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/11/2017 gün ve 2016/2393 - 2017/6009 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından…

Esas2018/627Karar2019/5867Tarih26 Eylül 2019Okuma4 dk · 801 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/627 E., 2019/5867 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

801 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/12/2015 gün ve 2014/1261 - 2015/966 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/11/2017 gün ve 2016/2393 - 2017/6009 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacılar vekili, dava dışı Ekşioğlu Orman Ürünleri Tic. ve San. Limited Şirketi'nin toplam %.23.34 pay sahibi ortakları olduklarını, davalı şirketin %70.82 büyük pay sahibi / müdürü davalı ... ile aralarında çeşitli davalar olduğunu, davalı ...'nun şirket ana sözleşmesinin 14 ve 15. maddelerinde yer alan oy sınırlamasına ilişkin hükümleri değiştirmek istediğini, bunun için diğer davalı eşi ... ile muvazaalı olarak mal rejimi sözleşmesi ile hisse devir sözleşmesi yaptığını ileri sürerek, hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespitini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile ile davalıların Üsküdar 6. Noterliği 21/03/2014 tarih 21757 y. sayı ile tanzim edilen "..."deki davalı ...'nun hissesini aynı noterliğin aynı tarih 21756 y. ile yapmış oldukları mal ayrılığı sözleşmesi esas alınarak diğer davalı ...'na yapılan hisse devir sözleşmesinin (muvazaa sebebi ile) geçersizliğinin tespitine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davalılar arasında yapılan hisse devrinin ortakların oyda imtiyaz haklarını ortadan kaldırmaya yönelik, iyi niyetten uzak, hakkın kötüye kullanıldığı bu sebeple Kanun'un himaye etmeyeceği bir işlem olmasına göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 38,30 TL harcın karar düzeltme isteyen davalılara iadesine ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Dava, davalılar arasında yapılan ve muvazaalı olduğu iddia edilen 21.03.2014 tarihli pay devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemce %70,82 oranında hissedar olan davalı ...’nun şirket ana sözleşmesinde yer alan “Bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3’ünden fazlasına sahip olamaz” hükmünü aşmak için bir kısım hisselerini diğer davalı olan eşine devrettiği, aslında eşler arasında mal rejimi değişikliği yapılmadığı fakat muvazaalı olarak bu şekilde gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar, her iki sözleşmenin de muvazaalı olduğunu, davalı ortağın %70/82 oranında paya sahip olmasına rağmen ana sözleşme hükmü gereğince (bu hüküm 6762 s. TTK’nın 1995 tarih ve 559 s. KHK ile yapılan değişklikten önceki 537/1 md.’nin ilk şekli ile aynıdır.) toplam oyların 1/3’den fazlasını kullanamadığı için bu hükmü aşmak amacıyla yaptığını iddia etmektedirler.

Davalılar, 21.03.2014 tarihinde evvela mal ayrılığı sözleşmesi, bilahare ise mal rejimine ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan paylaşımı gerekçe göstererek hisse devir sözleşmesi yapmışlardır. Davacılar, mal ayrılığı sözleşmesinin de muvazaalı olduğu gerekçesiyle iptalini ayrıca dava etmişler ise de 8. Hukuk Dairesi’nin “.... davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin yapıldğı tarihten sonrası için geçerli olup.... davacıların haklarını etkilemesinin söz konusu olmadığı ve bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle bozulması sonrasında dava rededilerek karar kesinleşmiştir. Bu durumda, mal ayrılığı sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonrası için geçerli olduğu hususu kesinleşmiştir.

TMK yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş ise de eşlerin her zaman usulüne göre yapacakları sözleşme ile başka bir kanuni mal rejimine geçmeleri mümkündür. (TMK. 202-203 md.) Aynı Yasa’nın 225. maddesine göre de eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmeleri halinde önceki mal rejimi sona erer ve ilk rejimde edindikleri mallar tasfiyeye girer.

(TMK 226/2) Somut olayda da 8. Hukuk Dairesinin ilamındada belirtildiği üzere yapıldığı tarihten sonrası için davalılar arasında yapılan 21.03.2014 tarihli mal ayrılığı sözleşmesi geçerlidir. Aynı gün imzalanan hisse devir sözleşmesinde ise açıkca hisse devrinin "mal rejimine ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan paylaşım” mukabili olduğu belirtilmiştir. Yani bu sözleşmede, TMK’nın 226/2. md. gereğince eşlere verilen yetki dahilinde tasfiye amacıyla yapılmıştır.

Muvazaa, tarafların gerçekte yapmak istemedikleri bir sözleşmeyi 3. kişileri aldatmak amacıyla yapmış gibi görünmeleri, aralarında sözleşmenin gerçekte hüküm ifade etmeyeceği hususunda anlaşmalarıdır. Yani, bir sözleşme 3. kişileri zor duruma sokmak onlara karşı bazı haklar kazanmak aleyhlerine olan bazı durumları aşabilmek amacıyla yapılmış olabilir. Ancak yapanlar, bu işlemin gerçekten sonuç doğurmasını, hüküm ifade etmesini istemişler ise ortada muvazaa yoktur.

Muvazaa, ancak ve ancak tarafların geçerli olmamak üzere yapılması, kendi aralarında hüküm ifade etmeyeceğini kararlaştırmaları halinde vardır ve bu husus ispat edilmelidir. Ne var ki dosyada bu yönde hiçbir delil bulunmamaktadır. Mahkemece de sadece sözleşmenin oy sınırlamasına ilişkin ana sözleşme hükmünü aşmak amacıyla yapıldığı kabul edilmiş; fakat bu sözleşmenin aslında geçerli olmamak üzere yapıldığı belirlenmemiştir.

Geçerli olarak yapılan sözleşmede tarafların saiki muvazaanın delili olarak kabul edilemez. Bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/627, K. 2019/5867, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M)
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/627
Karar No
2019/5867
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/628 K.2019/5189
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/629 K.2019/6663
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/629 K.2019/5594
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/630 K.2019/5349
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/632 K.2019/5886
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/632 K.2019/6534

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.