KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/1425 E., 2019/7813 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/04/2018 tarih ve 2018/70-2018/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin CEPALAN ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren markaların sahibi olduğunu, davalının 9. sınıf ürünleri içeren CEPTEL ibareli 31.12.2008/74872 sayılı markayı adına tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturacağını ileri sürerek, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, "CEPTEL" ibareli marka ile davacının CEPCELL, CEPALAN, CEP; CEPCARD; CEPCHAT; CEPCHANGE; CEPCLOSE; CEPAVANTAJ; CEPBERABER; CEPPARTNER ve CEPAİLE ibareli markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, zira cep kelimesinin günlük yaşamda cep telefonu olarak da adlandırılan taşınabilir telefon ürününü adlandırmak için günlük dile yerleşmiş, herkesçe belirtilen anlamıyla bilinen ve kullanılan bir kelime olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1425, K. 2019/7813, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama