İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1612 K.2020/4388

Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2016/778 E. - 2017/692 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye…

Esas2019/1612Karar2020/4388Tarih22 Ekim 2020Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/1612 E., 2020/4388 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2016/778 E. - 2017/692 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.03.2019 tarih ve 2018/1102 E. - 2019/330 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı - karşı davalı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, tarafların 01.05.2011 tarihinde ortak olarak yürütmekte oldukları işleri ayırmaya karar verdiklerini ve buna ilişkin sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşme gereği müvekkilinin şirketlerden çekileceği ve buna karşılık 1.400.000,00 TL ödeneceğinin, bu rakamın karşılığı olarak 750.000,00 TL bedelindeki gayrimenkullerin ve araçların müvekkiline verileceğinin, geri kalan 650.000,00 TL'sinin de sözleşmede belirtilen tarihlerde ve miktarlarda ödeneceğinin kararlaştırıldığını,

sözleşme imzalandıktan sonra müvekkilinin söz konusu şirketlerdeki hisselerini 03.05.2011 tarihinde aktifi ve pasifiyle ...'a, ...'a ve ...'a devrettiğini, ancak müvekkiline gerekli ödemelerin tam olarak yapılmadığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak ödemenin halen yapılmadığını ileri sürerek 637.000,00 TL'nin ödenmesi gerekli tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı asil, davacının ortaklığı sona ermeden önce açılmış olan ve ortaklığın sona erdiği tarihten sonra sonuçlanan davalardan dolayı ödenecek borç tutarlarının %40'ı olan 338.270,00 TL'sinden davacının sorumlu olduğunu, davacıya ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket tarafından 18.05.2011-30.04.2012 tarihleri arasında akaryakıt satışları yapılmasına rağmen, davacının 64.349,13 TL akaryakıt borcunun ödemediğini ileri sürerek, toplam 402.619,13 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı, davacıya 637.000,00 TL borcunun bulunmadığını, bu tutarın nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığını, stok ve cari alacakların sayımı yapılarak fiilen davacıya devredildiğini, ancak davacının bu devirleri hiç dikkate almadan hakkaniyete ve ortaklıktan ayrılma protokolüne aykırı olarak 637.000.00 TL alacağı olduğunu iddia ettiğini, 01.05.2011 tarihinde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davacının 1.400.000,00 TL'lik hisse değerine karşılık 750.000,00 TL tutarındaki araç ve gayrimenkulün verileceği ve stoklar ile cari hesaplar sayımı yapılarak fiilen devredildikten sonra,

kalan bakiyenin 13.000,00 TL'sinin 02.05.2011-06.05.2011 tarihleri arasında, 40.000,00 TL'nin 2011 Haziran ayında, 50.000,00 TL'nin 2011 yıl sonunda, 150.000,00 TL'nin 2012 yılında, 150.000,00 TL'nin 2013 yılında ve kalanının 2014 yılında ödenmesinin kararlaştırıldığını, protokolde yer aldığı gibi stoklar ve cari alacakların sayımı yapılarak 15.05.2011 tarihinde fiilen devredildiğini, söz konusu stok listesinin fiili değerinin 110.000,00 TL, cari alacaklar değerinin 180.717,21 TL olduğunu, cari alacak listesinde yer alan kişilerin, borçlarını davacıya ödediğini, 346.282,79 TL borcu kaldığını, ancak bu borcun zamanaşımına uğradığını,

TBK'nın 147/4 maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ve zamanaşımını kesen sebepler bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Karşı davada davalı vekili, müvekkilinin hisse devir sözleşmeleri gereği bütün hisselerini alacakları ve pasifleriyle birlikte devrettiğini, sonuçlanan davalara göre borçlunun şirket olup, karşı davacının söz konusu alacağı isteme yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin şirkete akaryakıt borcunun da bulunmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ; asıl davadaki zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, hem ortaklığın sonlandığı 01.05.2011, hem de ilk taksidin ödenmediği 2001 haziran ayından itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, ortaklık bitiminden ve yine dönemsel edim niteliğinde olan protokol ile belirlenen alacak için de TBK'nın 150. madde uyarınca ilk edimin ödenmediği 2011 Haziran'dan başlayacağı, dava tarihi olan 05.12.2016 tarihinde ortaklar arasındaki talebe konu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine ;

karşı dava yönünden ise, ortaklığı devralan davacının ortaklığı devreden davalıdan dava dışı şirkete karşı açılmış olan davalar nedeniyle yapılan ödemelerden dolayı davalının hisse oranında sorumlu olduğundan bahisle alacak talep ettiği, ancak bahse konu tüm dosyalarda davacı ve davalının taraf olmayıp, dava dışı Özsoylar Tarım ve Endüstri Ürn.Tic.Ltd.Şti'nin taraf olduğu,

bu hali ile söz konusu dosyalardan dolayı davalının şahıs olarak sorumluluğu olmadığı gibi ortaklık hisselerini noterden tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devretmiş olması karşısında davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, talebin ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, esas davada zamanaşımı nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin esas davaya yönelik kararının kaldırılmasına, mahkemece deliller tamamlandıktan sonra esas dava hakkında karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle, bu aşamada esasa yönelik istinaf denetimi yapılamadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, karşı davanın kabulü gerektiği yönündeki karşı davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

(1) İlk derece mahkemesi tarafından asıl davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, esas hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar HMK'nın 353/1-a bendi uyarınca kesin olup, işbu karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulamamaktadır. Bu durumda, bölge adliye mahkemesi kararına karşı asıl davada davalı vekilince yapılan temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

(2) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince karşı davada verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı dava yönünden-davacıdan alınmasına, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1612, K. 2020/4388, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1612
Karar No
2020/4388
Tarih
22 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/1612 K.2020/7800
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/1613 K.2020/17682
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1614 K.2020/5065
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/1616 K.2020/5188
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/1616 K.2020/4982
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/1617 K.2020/5537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.