İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/2781 K.2021/1328

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/1034 E. - 2018/107 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair…

Esas2019/2781Karar2021/1328Tarih17 Şubat 2021Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/2781 E., 2021/1328 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/1034 E. - 2018/107 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/784 E. - 2019/567 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 16.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarında bankaca mevzuat hükümlerine aykırı onlarca işlem yapıldığını, hatta bu usulsüz işlemlerin müvekkiline ait olmayan imzalarla gerçekleştirildiğini, 29.07.2015 tarihinde davalı banka personelleri tarafından 1.644.804.-TL zararı olduğu,

ödenmemesi halinde 4.500.000.-TL'ye ulaşacağı hususunda ikna edilerek müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını ve kendisine bir takım belgeler imzalatıldığını, daha sonra müvekkilinin zararın kendi bilgisi ve onayı olmayan mevzuat hükümlerine aykırı işlemlerden kaynaklandığını anladığını ve ilgili belgeler incelendiğinde birçok belgede müvekkili ile eşi ve oğlunun imzalarının taklit edildiğinin görüldüğünü, ayrıca müvekkiline yapılan işlemlerle ilgili olarak açıklayıcı bilgi verilmediğini, riskler konusunda aydınlatılmadığını,

bankaların güven müessesesi olmasından dolayı hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını,işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığına dair ispat yükünün bankaya ait olduğunu, yapılan işlemlerin ilgili Tebliğ hükümlerine de aykırı olduğunu,müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 5.163.236.-TL’nin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada,

sözde vade tarihi olan 31.12.2015 tarihinde müvekkili hesabından davalı banka tarafından toplam 522.200.-TL haksız ve hukuka aykırı tahsilat yapıldığını ileri sürerek 522.200-.TL’nin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile tüm işlemlerin taraflar arasında imzalanmış olan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi ile Türev Ürünler Çerçeve Sözleşmesileri kapsamında yapıldığını, davacıya imzası karşılığında risk bildirim raporlarının gönderildiğini, tüm türev işlemlere ilişkin işlem dekontu ve senaryo analizlerinin, banka sistemine güncellenmek suretiyle kaydedilmiş olan e-posta adresine gönderildiğini, davacının imzalarını reddettiği dekontlar başta olmak üzere ihtilaflı tüm işlemlere ait imzalı dekontların taranmış kopyalarının söz konusu e-posta adresinden banka müşteri temsilcisine gönderildiğini ve işlemlerin gerçekleştirildiğini,

davacının TÜÇS imzalamasından ve işlemlerin yapılmasından 3 yıl sonra bu haksız davayı açtığını, davacının internet bankacılığı üzerinden hesap bilgi ve hareketlerinin izlendiğini, sözleşmelerin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı banka kayıtlarında icra edilen opsiyon işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4-i maddesinin bankalara verdiği yetki kapsamında olduğu, SPK mevzuatı hükümlerine tabi olmadığı, işlemlerin sözleşme hükümleri uyarınca davacının güncellemesi ile sisteme kaydedilen e-posta adresleri üzerinden yazışma yolu ile gerçekleştirildiği, dosya kapsamında taranmış ve e-posta ile gönderilmiş kopyalarla birlikte, ıslak imzalı kopyaların da bulunmasından dolayı işlemlerin davacı yanın bilgi ve onayı ile gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığı,

davacının icra ettiği opsiyon işlemlerinde yasa ve bankacılık mevzuatına aykırılığa rastlanılmadığı, sözleşmede davacıya ortaya çıkabilecek tüm riskler ile zararların ayrıntılı bir şekilde anlatılmış olduğu, davacının opsiyon işlemleri hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olduğu, davacının çeşitli bankalar nezdinde senelerdir türev işlemleri gerçekleştirdiği, davacının iradesinin fesata uğratıldığı yönünde tespitte bulunulmadığı, davacı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacı işlemlerin kendisinin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştirildiğini ileri sürmekte ise de, söz konusu işlem dekontları ve senaryo analizlerinin davacı tarafından sisteme tanımlanan e-posta adreslerinden davacıya gönderildiği, davacı tarafça imzalanarak kopyalarının aynı adresten banka adresine geri gönderildiği, ayrıca belgelerin ıslak imzalı kopyalarının da bulunduğu, bu durumda bu işlemlerin davacının bilgi ve onayı ile gerçekleşmiş olduğu, telefon görüşmelerinin incelenmesinin gerekli görülmediği,

davacının vekaletnamesi olmayan oğluyla işlem yapılmasına itiraz etmiş ise de, bizzat oğluna ait e-posta adreslerini banka sistemine tanımlayan, şifresini oğlu ile paylaşan ve uzun yıllar boyunca oğlunun kendisini adına işlem yapmasına ses çıkarmayan davacının bu iddiasının da haklı olmadığı, Nakit Teminat İçin Bloke ve Rehin Talimat Mektuplarındaki imzaların da sahte olduğunu ileri sürmekte ve bu belgelere yönelik imza incelemesi talep etmekte ise de, bu belgelerin doğrudan zarar iddiasının dayanağını teşkil eden opsiyon işlemlerinin yapılmasına yönelik bir belge niteliğinde olmadığı,

aktif bir internet bankacılığı kullancısı olduğu anlaşılan davacının tüm işlemleri bu sistemden takip etmesi mümkün olup, 2012 yılından itibaren yaklaşık 3 yıl süreyle kendisinin bilgisi dahilinde olan vadelerin ötelendiğinden haberdar olmadığı yönündeki iddiasının da inandırıcı olmadığı,

davacı sözleşme konusunda yeterince bilgilendirilmediğini ve aydınlatılmadığını ileri sürmekte ise de, davacının gerek sözleşme gerekse işlem dekontu, senaryo analizi ve opsiyon bildirim yazıları ile yapılacak işlem ve riskleri hususunda yeterince bilgilendirildiği açık olup, kaldı ki uzun yıllardır bu işlemleri yapan davacının bu iddiası da inandırıcı görülmediği gibi davacının son derece riskli olan opsiyon işlemleri hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olduğu, opsiyon işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4-i maddesinin bankalara verdiği yetki kapsamında olduğu ve SPK mevzuatı hükümlerine tabi olmadığı,

davalı bankanın özensiz davrandığının kanıtlanamadığı gerkeçeleriyle asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 17.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2781, K. 2021/1328, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2781
Karar No
2021/1328
Tarih
17 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2782 K.2021/949
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2783 K.2021/950
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/2783 K.2021/1329
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/2784 K.2021/1615
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2785 K.2021/951
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/2785 K.2021/1305

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.