KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/283 E., 2019/7105 K.·Mahkemesi : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/07/2017 tarih ve 2014/75 E.- 2017/432 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/11/2018 tarih ve 2017/1654 E.- 2018/1829 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalının dava dışı Gülvan Tur. Nak. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin ortağı, müvekkillerinden ... ve davalının da müştereken imzaya yetkili müdürü olduklarını, davalının abisinin yöneticisi olduğu şirkete verilen TOKİ projesi kapsamında taşeron olarak davacıların ortağı olduğu şirkete iş verildiğini, ancak bu iş nedeniyle kurulan sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğini, alacakların tahsili için icra takibine girişildiğini ancak davalının çift imza yetkisini kötüye kullanarak icraların devamını engellediğini, yine davacı ...'in imzası ve dava dışı Gülvan Turz. Nak. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin kaşesini kullanarak şirketi borçlandırdığını ileri sürerek davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, dava dışı taşeron şirketin kendilerine verilen işi yapmadıklarını, alacaklı değil borçlu olduklarını, icra dosyalarına konu senetlerin teminat senedi olduğunu savunarak davanın reddine istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirket menfaatine olmayan gerekçelerle borcun takibinde gerekli özen ve bağlılık yükümünü yerine getirmeyerek takipten kaçındığı, dava dışı Gülvan Turz. Nak. İnş. Tic. ve San. Ltd.
Şti.'nin alacak takibinin sürüncemede kaldığı, zarara uğradığı, şirketin borçlanıldığı evraklarda davacı adına atılan imzaların davacının eli ürünü olmamasına karşın davalının kendi eli ürünü olan imzalı senetlerle şirketin haksız bir şekilde borçlandırıldığı, bu davranışların TTK 630. maddesinde belirtilen "özen yükümlülüğünün ağır bir şekilde ihlal edici davranış" niteliğinde bulunduğu, davalının müdürlük yetkisinin devamı halinde şirketin daha büyük zararlar altına girme ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava dışı Gülvan şirketi müdürlüğünden azline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/283, K. 2019/7105, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama