İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3537 K.2020/1959

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/03/2017 tarih ve 2016/1137 E- 2017/258 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye…

Esas2019/3537Karar2020/1959Tarih24 Şubat 2020Okuma5 dk · 934 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/3537 E., 2020/1959 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

934 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/03/2017 tarih ve 2016/1137 E- 2017/258 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2017/1344 E- 2019/906 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirketin 22.09.2016 tarihli genel kurul toplantısında öncelikle şirketin bilanço ve gelir tablolarının okunup genel kurulun onayına sunulduğunu, sonrasında yeni yönetim kurulunun seçimi için oylama yapıldığını, bilançoların onaylanmasının TTK'nın 424/1. maddesine göre yönetim kurulunun ve denetçilerin ibrası anlamına geldiğini, ancak bu genel kurul toplantısında, bilançoların onaylanmasında TTK'nın 436/1. maddesine aykırı olarak yönetim kurulu üyelerinin tamamının oy kullandığını, ayrıca üyelerden %16 pay sahibi olan İdris Şahin de oy kullanmış olduğundan oylamanın seyrinde büyük etkisinin bulunduğunu,

yönetim kurulunun ibrasında yönetim kurulu üyesinin kendisinin ibrasıyla ilgili işlemde oy kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, gündemde yeni yönetim kurulunun seçimi ile ilgili madde bulunmadığı halde yeni yönetim kurulu seçimi TTK'nın 413/3. maddesine uygun olmakla birlikte dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 19.02.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan şirket anasözleşmesinde belirtildiği üzere şirket yönetim kurulu üyelerinin 2/3'ünün A grubu hissedarların teklif edeceği kişiler arasından, imtiyazlı hissedarlar arasından seçilmesi gerektiğini,

ancak divanın şirket anasözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle A grubu hissedarların toplantıyı terk ettiklerini, bu sebeple oylamanın azınlık pay sahipleri arasında anasözleşmeye aykırı olarak azınlık grubu adayları da belirleyerek toplantıya devam ettiklerini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, şirket kurulduğundan bugüne kadar yapılan yönetim kurulu üyeleri seçiminin imtiyazlı hissedarlar tarafından gösterilen adaylar arasından, yine imtiyazlı adaylar tarafından seçildiğini, hissedarlar tarafından şirket anasözleşmesinin son toplantıya kadar bu şekilde yorumlanmış olmasının bu konuda ticari teamül oluşturduğunu,

yapılan seçimin ticari teamüle de aykırılık oluşturduğunu, TTK'ya göre irade açıklamalarının yorumlanmasında teamüllerin yani üyelerce uygulanan yönetim

kurulu seçim şekli de dikkate alınacağından yapılan son seçimin TTK'ya aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 22.09.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yönetim kurulu üyesi İdris Şahin'in zaten ibra edilmediğini, TTK'nın 364. ve 413/3. maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin her zaman görevden alınabileceğini, yeni yönetim kurulu üyeleri seçiminin anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan tüm delillere göre; davacıların genel kurul toplantısında iptali talep edilen kararlara yönelik her hangi bir muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, gibi davacı tarafça muhalefet şerhinin yazdırılmasına engel olunduğu konusunda da herhangi bir iddia ileri sürülmediği,

genel kurul toplantısında alınan 6 no’lu karar yönünden ise iptal davası açma şartının yerine getirilmediğinden dolayı bu maddenin iptaline yönelik talebin bu gerekçe ile reddinin gerektiği, TTK'nın emredici nitelikteki 436/1. maddesi hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oyların ve dolayısıyla bu oylar ile alınan genel kurul kararının geçersiz olacağı, bu şekilde alınan kararın iptali için dava açan ortağın genel kurul toplantı tutanağında karara muhalefet etmiş ve bu muhalefeti zapta geçirmiş olmasına gerek bulunmadığı,

bu sebeple genel kurulda alınan 5 no’lu karar yönünden iptal davası açma şartlarının tümünün gerçekleştiği, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının sonuca etkisi olup olmadığının mahkemece araştırılmasının gerektiği, davalı şirketin toplam hisse adedinin 45.000 olduğu, kullanılmaması gereken oylar çıkarıldığında geçerli oyun 30.150 hisse miktarında olduğu ve bu hisse göz önüne alındığında karar nisabının 15.076 hisseye tekabül ettiği, yönetim kurulu üyelerinin oylarının hesaba katılmaması halinde yönetim kurulunun ibrası oylamasında 10.350 hissenin evet, 19.800 hissenin hayır oyu kullandığı,

hayır oyları 19.800 hisse olup karar nisabı olan 15.076 hisseyi aştığı için yönetim kurulu üyelerinin oylamaya katılmış olmasının sonucu değiştirmeyeceği, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanması veya kullanmaması halinde her iki durumda da hayır sonucunun ortaya çıktığı, bu sebeple davacının yönetim kurulunun ibra oylamasının geçersiz olduğuna ilişkin talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davaya konu genel kurul toplantısının 5. maddesinde alınan karar ile şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiği, TTK'nın 436. maddesinde pay sahiplerinin kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı hallerin düzenlendiği,

bu hükmün emredici nitelikte olması sebebiyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacağı, toplantıda temsil olunan hisse toplamı 44.550 olup, iptali istenen genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte ibrası oylanan yönetim kurulu üyelerinin hisse toplamı 14.400 hesaplanmış,

ayrıca yönetim kurulu üyelerinin ibrasının oylaması esnasında hangi pay sahiplerinin evet oyu kullandığının genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesinin son paragrafında belirtilmiş olmakla buna göre yapılan hesaplama uyarınca TTK'nın 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmamış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına dair olarak alınan karar, karar nisabı sağlandığından davacıların bu kararın yoklukla malul olduğu iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, iptali istenen şirket genel kurul kararı bakımından davacıların 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesinin aradığı dava şartlarını yerine getirdiğinden söz edilemeyecek olmasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen karar aleyhine yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın, usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3537, K. 2020/1959, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3537
Karar No
2020/1959
Tarih
24 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/3537 K.2020/806
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3538 K.2020/1906
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/3538 K.2020/314
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/3539 K.2020/2395
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/3542 K.2020/865
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3543 K.2020/661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.