KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4000 E., 2020/2181 K.·Mahkemesi : Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2017/319 E. - 2018/130 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1249 E. - 2019/709 K. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarıyla 58.800,00 TL'dir. Dava, tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, 50.000,00 TL manevi, 14.000,00 TL maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince dava kısmen kabul edilerek tecavüzün önlenmesine, 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tecavüzün önlenmesine dair verilen karara davacı vekilinin herhangi bir temyiz itirazı bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olup yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında reddine karar verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı vekili kararı katılma yoluyla temyiz etmiş olup, davalının katılma yoluyla temyiz talebi davacının temyizine bağlıdır. Davacının temyiz istemi miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddedildiğinden davalının katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4000, K. 2020/2181, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama