KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4035 E., 2020/2243 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/12/2018 tarih ve 2018/655-2018/1013 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Nilso Lazerli Epilasyon Güzellik Sağlık Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret İthalat ve İhracat Ltd. Şti.’ye 05.01.2007 tarihinde hisse devri alarak ortak olduğunu, ortaklar kurulu kararı gereğince müvekkili ile davalı ...’un müşterek imza ile yetkili müdür olduklarını, bu hususun 17.01.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği,
davalı bankada şirket adına açılmış vadesiz hesap bulunduğunu, ancak bu hesapta biriken paraların davalı ... tarafından tek başına verdiği talimata istinaden çekildiğini, davalı bankanın şirketin çift imza ile temsil edildiği hususunda gerekli özeni göstermediği için oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında müvekkilinin uğradığı zararın 8.148,00 TL olduğu belirterek, bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, oluşan zararın dava dışı şirketin zararı olduğu ve davacının oluşan zararı kendisine istediği gözetildiğinde, davacının davalı bankaya karşı açılan davada aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın, davalı ...Ş. yönünden usulden reddine; limited şirket ortaklarının, “tazminatın şirkete verilmesi” kayıt ve koşuluyla sorumluluk davasını açabilmeleri mümkün olup, davacının tazminatın bizzat kendisine ödenmesini istemiş olduğu gerekçesiyle de davalı ... yönünden maddi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4035, K. 2020/2243, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama