KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4095 E., 2021/6334 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2021
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.09.2017 gün ve 2015-735/648 sayılı kararı onayan Daire'nin 18.06.2019 gün ve 2017-5157/4545 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan kredi kullanan müvekkili ile davalının aralarındaki kredi ilişkisinin tasfiye edilmesine ilişkin 08/12/2009 tarihli protokol başlıklı sözleşme düzenlediklerini, buna göre müvekkili adına kayıtlı üzerine inşaatın sürmekte olduğu tapunun davalının yaptırdığı 05/08/1999 tarihli ekspertiz raporuna göre 26.700,000.000.000 TL kıymetindeki taşınmazın 2 yıl süreli vefa hakkı ile yükümlü ve tapuda satış bedeli 4.025.000.000.000 TL gösterilmek suretiyle davalıya devir ve temlik edileceğini, buna karşılık bankanın da ana para,
doğmuş ve doğacak inşaat harcamaları için ödenecek paraların mürekkep faizleri dahil toplam 32.000.000 USD kredi kullandıracağını, kredinin mürekkep faizleri dahil 5.000.000 USD'lik kısmının taşınmaz üzerindeki inşaat yüklenicisi...
A.Ş.'nin hakedişlerinin banka tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılmasını ve vefa hakkının süresi içinde kullanılmaması halinde müvekkiline ödenmeyip kredilerin nakdi teminatı olarak bloke hesapta tutulan vefa hakkı bedeli 4.025.000.000.000 TL'nin kredi borçlarından mahsup edileceğini hüküm altına alındığını, vefa hakkının süresinin 10/12/2001 tarihinde 1 yıl uzatıldığını ve bu süre içinde vefa hakkının kullanılmaması üzerine taşınmazın üzerindeki vefa hakkı şerhinin 25/12/2002 tarihinde terkin edildiğini,
davalının 500.000 USD kredi kullandırdığı iddiası ile iflas yolu ile takipte bulunarak İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iflas talepli dava açtığını, yargılama sırasında bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda Tatko'ya ödenmeyen bloke edilen satış bedeli 4.025.000.000.000 TL karşılığı 7.798.635 USD ile...'ya yapılan 2.310.735 USD ve banka kaynaklı 3.349.754 USD olmak üzere toplam 13.459.124-USD'nin bankanın kullandığı krediden tenzil edilmesi gerektiğinin belirlendiğini, mahkemece bankanın bir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek,
şimdilik 50.000 USD'nin dava tarihinden itibaren ticari döviz kredilerine uyguladıkları faiz haddi üzerinden tahsiline, birleşen (İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/663 E.) davada da, davacı vekili 13.409.000-USD'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın yetki, zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4095, K. 2021/6334, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama