KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4567 E., 2019/7398 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2019
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/05/2017 tarih ve 2014/1013-2017/353 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
duruşma için belirlenen 02.04.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı şirketler vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışındaki Türk vatandaşlarından yüksek getiri vaadi ile para topladığını, bu amaçla müvekkilinin de 15.650 DM para yatırdığını ancak parasını geri alamadığını ileri sürerek, 16.406,73 TL’nın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı ile Kombassan İnşaat Tarım A.Ş arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle yatırılan paranın iadesinin istenilemeyeceğini, diğerlerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile,
davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 15.954,16 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili tarafından 11.09.2017 tarihli dilekçe tashih, davalı şirket vekilince 19.06.2017 tarihli dilekçe ile tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine, davalı şirket vekilinin tlebinin kabulü ile, gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş.
Tar. ve San. İşlt. Tic. A.Ş.'nin, birleşme ve unvan değişikliği sonucu tek bir şirket haline gelip ünvanın da Bera Holding A.Ş. olduğunun tashihine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 18/07/2019 tarihli kararı davacı vekili, esas hakkındaki kararı davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4567, K. 2019/7398, 21 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama