İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/5173 K.2020/4609

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.09.2019 tarih ve 2018/431- 2019/593 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2019/5173Karar2020/4609Tarih2 Kasım 2020Okuma4 dk · 851 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/5173 E., 2020/4609 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

851 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.09.2019 tarih ve 2018/431- 2019/593 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ilgili vergi dairesi tarafından tanzim edilen raporla; davalının, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde bir kısım naylon faturalar düzenleyerek şirket defterine kaydettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu nedenle aleyhine tahakkuk ettirilen vergi aslı ve cezalarını ödemek zorunda kaldığını, davalının bu zarardan yönetim kurulu üyesi sıfatı sebebiyle sorumlu olduğunu, ayrıca, davalının,

hisselerini 3. bir şahsa devrettiği hisse devir sözleşmesiyle de devirden önceki işlemler sebebiyle doğmuş vergi borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, ödenmek zorunda kalınan vergi borcunun tahsili için yaptıkları takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun şirkete karşı değil vergi dairesine karşı olduğunu ve borcun da ödenmiş olmasından dolayı sorumluluğunun olamayacağını, yine yönetim kurulunun sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu olması gerektiğini oysa her hangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın, anonim şirket eski ortak ve yöneticisi aleyhine açılmış sorumluluk davası olduğu, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 336.vd. maddeleri gereğince, yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna gidilebilmesi için, davacıların öncelikle yöneticinin iş ve işlemleri nedeniyle bir zarar doğduğunu ispatlamaları gerektiği, davacı tarafça, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemdeki işlemleriyle davacı şirkete vergi ziyaı cezası tahakkuk edilmesine sebep olduğu ileri sürülmüşse de, davacı yan,

tahakkuk ettirilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin idari nitelikteki işlemleri, idari yargı mercilerine taşımadığı için bu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenemediği, dolayısıyla zararın davacının gerekli hukuki yollara başvurmamasından mı yoksa davalının iş ve işlemlerinden dolayı mı oluştuğunun muallakta kaldığı, oysa yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle iş ve işlemiyle bir zarara sebebiyet verdiğinin ispatlanası gerektiği ve davalının takipteki kötü niyeti ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı şirket tarafından ödenen vergi borcunun davacı şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı şirket, davalının hem yönetim kurulu üyesi sıfatı sebebiyle hem de 25.07.2007 tarihli hisse devir sözleşmesinin 9. maddesi gereğince vergi borcundan sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, davalının yönetim kurulu üyesi sıfatı gereği sorumlu olup olmadığı tartışılmışsa da zikredilen Hisse Devir Sözleşmesinin 9. maddesindeki taahhüdü sebebiyle sorumlu olup olmadığına ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Öte yandan Mahkemenin, davalının şirket yönetim kurulu üyesi sıfatı sebebiyle vergi sebebiyle kişisel sorumluluğuna ilişkin gerekçesi de isabetli görülmemiştir.

Zira, vergi müfettişi tarafından tanzim edilen raporda, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde gider gösterilmek suretiyle davacı şirketin ticari defterlerine kaydedilen bir takım faturalar sebebiyle vergi kaybı ve kaçağına sebebiyet verildiği tespit edilmiş ve davacı şirketin bu sebeple tahakkuk ettirilen vergi borç ve cezasını uzlaşmak suretiyle ödemek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.

Buna göre, yönetim kurulu üyelerinin işlemi sebebiyle şirketin zarara uğradığı açık olup, idari işleme karşı yargı mercilerine başvurulmaması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna halel getirmez. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş vaki zarar nedeniyle davalı yöneticinin sorumluluğuna gidilip gidilmeyeceğinin tespiti olmalıdır.

Sorumluluğun doğup, doğmadığının ise, 6103 sayılı Kanun’un 2/1-a maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde yönetim kurulu üyeleri ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı tüm zarardan müteselsilen sorumlu olurlar.

TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu, yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir.

Ancak aynı Kanun’un 336/2 maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasında 5 bent olarak belirtilen vazifelerin yerine getirilmesi münhasıran yönetim kurulu üyelerinden birine tevdi edilmişse de zarardan dolayı ancak o üyenin sorumluluğuna gidilebilir. Yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması da zorunludur.

Bu itibarla, mahkemece, öncelikle vergi müfettişi raporuna konu faturaların düzenlendiği tarihte şirket yönetim kurulunun kimlerden teşekkül ettiği ve TTK 336/2 maddesinde belirtildiği şekilde mesuliyetin münhasıran yönetim kurulu üyelerinden birisine verilip verilmediğinin tespit edilmesi, akabinde ise şirket defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak,

şirketin gerçek zararı belirlenmeli ve davalının bu zararın oluşumunda kusurlu olmadığını ispat edememesi halinde belirlenen zarar ölçüsünde davanın kabulü cihetine gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı şirket yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/5173, K. 2020/4609, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5173
Karar No
2020/4609
Tarih
2 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/5180 K.2020/13855
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/5184 K.2020/15649
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/5186 K.2020/16848
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/5189 K.2020/17191
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/5191 K.2020/6564
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/5192 K.2020/6730

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.