İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/684 K.2020/5227

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2016 tarih ve 2010/126 E- 2016/565 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2019/684Karar2020/5227Tarih19 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/684 E., 2020/5227 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.160 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2016 tarih ve 2010/126 E- 2016/565 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.11.2018 tarih ve 2017/1238 E- 2018/2563 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalılar vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş, duruşma için belirlenen 29.09.2020 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı,

duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 15.10.2004 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğunu, bayilik ilişkisi devam ederken davalı şirketin 30.05.2005 tarihinde verdiği bir taahhütname ile yılda 15 ton madeni yağ ile 7500 m³ beyaz ürün satın almayı taahhüt ettiğini, satın almadığı her m³ için 35 dolar, madeni yağ için ise 200 dolar cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 2005, 2006, 2007 ve 2009 yıllarında hiç madeni yağ almadığını, 2008 yılında ise sadece 1506 kg madeni yağ aldığını, yine 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarında eksik beyaz ürün aldığını, 2009 yılında ise hiç beyaz ürün almadığını,

buna göre davalının madeni yağdan dolayı 12.364,80 USD, beyaz ürün yönünden ise 681.905,00 USD cezai şart borcunun doğduğunu, yine davalıya 30.05.2005 tarihli protokol gereğince akaryakıt istasyonunun inkişafında ve mükemmelleştirilmesinde toplam 1.750,000 USD yatırım destek bedeli ödendiğini, ancak davalının sözleşme ve protokol ile belirlenen süreyi doldurmadan sözleşme ve porotolü ihlal ettiğini, bu nedenle kendisine ödenen yatırım destek bedelinin kısmen temelsiz kaldığını,

müvekkili tarafından davalıya ödenen 1.750.000 USD yatırım bedelinden işlemiş süreye isabet eden 525.000 USD'nin mahsubu sonucu kalan 1.225.000 USD'nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, ayrıca taraflar arasındaki protokolün feshin sonuçları başlıkla 12.a.a maddesi gereğince davalının sözleşmenin feshi halinde 2 milyon dolar cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının akde aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ödenen yatırım bedelinden iadesi gereken 1.225.000 USD'den şimdilik

20.000 USD'nin, eksik ürün alım nedeniyle ödenmesi gereken 694.269,80 USD'den şimdilik 20.000 USD'nin, 2 milyon USD cezai şarttan şimdilik 10.000 USD'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16.07.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle yatırım bedelinden talep ettiği tutarı toplam 1.225.000,00 USD'ye eksik alım nedeniyle cezai şartlarını 694.261,80 USD'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 01.09.2006 tarihli olduğunu, davacının dayandığı taahhütnamenin 30.05.2005 tarihli olup hangi sözleşmeye göre verildiğinin belli olmadığını, davacının protokole istinaden atadığı müdürlerin müvekkili şirketi dolandırdığını, yaptıkları tahsilatı davacı hesabına yatırdıklarını, davacının her sene sonunda istemesi gereken cezai şartı istemediğini, yine bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinin fesihte hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkilince tesis edilen ipoteği fekketmediğini, davacıya 24.07.2009 tarihli belge ile tüm borçların ödendiğini,

bir borçları kalmadığını, inkişaf bedelinin istasyondaki M-OİL tabelasının indirilmesi karşılığında faturalandırılarak verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, eksik alım nedeniyle cezai şart talebinin, davacının sözleşmenin feshi tarihine kadar eksik alıma sessiz kalarak muvafakat ettiği gerekçesi ile reddine, inkişaf bedelinin iadesi talebinin cezai şartın asıl alacağa bağlı bir hak olduğu, alacak hakkı saklı tutulmadan ipoteğin fek edileceğinin düşünülemeyeceği, tahsil ile ipoteğin fek edildiği, sözleşme süresine bakılmaksızın yatırım yapılması gerektiği gerekçesi ile reddine, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart talebinin ise feshin haksız olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, eksik alım nedeniyle cezai şart talebinin, davacının sözleşmenin feshi tarihine kadar ihtirazi kayıt koymadan mal vermeye devam ettitği, son bir yıl için talepte bulunabileceği gerekçesi ile kısmen kabulüne, inkişaf bedelinin iadesi talebinin sözleşme ilişkisinin 04.07.2023'ten önce son bulduğu, sözleşmenin kullanılmayan kısmına tekabül eden tutarın iadesi gerektiği gerekçesi ile kısmen kabulüne, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

(1) Dava, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen bayiilik sözleşmesinden kaynaklanan asgari alım taahhüdünün ihlali sebebiyle cezai şart, inkişaf bedelinin kullanılmayan kısmının iadesi ve sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı şirket arasında 15.10.2004 tarihli akaryakıt bayiilik sözleşmesi, 30.05.2005 tarihli taahhütname ve aynı tarihli bir protokol yapılmıştır. Diğer davalı gerçek kişiler ise 10.03.2005 tarihli taahhütname ile davacıya karşı borç altına girmişlerdir. Söz konusu sözleşmede sözleşme süresinin 2023 yılına kadar devam edeceği belirtilmiş, ancak taraflar arasında 01.09.2006 tarihli aynı konuda yeni bir bayiilik sözleşmesi yapılmıştır.

Davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 11.08.2009 tarihli ihtarname ile sözleşme feshedilmiş; ihtarnamede davalı şirketin borcunun bulunması ve ticari koşullara uymaması fesih nedeni olarak gösterilmiş, devamla eksik alım sebebiyle cezai şart ve yatırım bedelinden kullanılmayan kısmın iadesi istenmiş; nitekim davacı dava dilekçesinde de, sözleşmenin asgari alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, alım taahhüdünün ihlali sebebiyle cezai şart, inkişaf bedelinin kullanılmayan kısmının iadesi ve sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart isteminde bulunmuştur.

Taraflar arasında akdedilen 01.09.2006 tarihli sonraki bayiilik sözleşmesinde, 15.10.2004 tarihli bayiilik sözleşmesinin, 30.05.2005 tarihli taahhütname ve aynı tarihli protokolün, 10.03.2005 tarihli taahhütname hükümlerinin geçerli olacağına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, anılan bu belgelere herhangi bir atıf da bulunmamaktadır. Asgari alım taahhüdüne ilişkin düzenleme

ise 01.09.2006 tarihli bayiilik sözleşmesinde değil, 30.05.2005 tarihli protokolde yer almaktadır.

Öncelikle taraflar arasındaki 01.09.2006 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının irdelenmesi gerekir.

Her ne kadar davacı vekili, davalı şirket tarafından asgari alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüş ise de, fesih ikinci sözleşme tarihi olan 01.09.2006 tarihinden sonraki tarihli olup, söz konusu sözleşmede de eski sözleşme ve protokole ilişkin herhangi bir atıfta bulunulmadığı gibi 01.09.2006 tarihli sözleşmede de yıllık asgari alım taahhüdüne ilişkin bir hüküm de bulunmadığından yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmaması gerekçesi ile sözleşmenin feshi yerinde olmadığı gibi,

davacı sözleşmenin devamı süresince davalıya yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmadığı gerekçesiyle herhangi bir ihtarda bulunmamış, davalı ... 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarınca temerrüde düşürmemiştir. aksine herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden davalı şirkete mal vermeye devam etmiştir. Bu sebeple davacının sözleşmeyi feshi haksız olup, haksız fesih nedeniyle davalıdan cezai şart isteminde bulunulamaz.

Davacının sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye inkişaf bedelinin iadesi talebi yönünden ise, taraflar arasındaki 30.05.2005 tarihli protokolde inkişaf bedelinin iadesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, ancak yine protokol tarihinden sonra düzenlenen sözleşmede inkişaf bedeline ilişkin herhangi bir hüküm öngörülmemiş, önceki sözleşme, protokol ve taahhütnameye bir atıfta da bulunulmamıştır. Tarafların rızasıyla sona erdirilen 15.10.2004 tarihli sözleşme ve taahhüt, ikinci sözleşmenin eki olarak kabul edilemeyeceğinden, bunlara dayalı olarak inkişaf bedeli talebinde bulunulamaz.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmadığından, sözleşmenin feshi sebebiyle cezai şart talebinin de reddi gerekir.

Bu gerekçeler doğrultusunda istinaf mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, (2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/684, K. 2020/5227, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/684
Karar No
2020/5227
Tarih
19 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/685 K.2020/4119
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/689 K.2020/4184
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/690 K.2020/6376
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/692 K.2020/4116
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/693 K.2020/3981
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/696 K.2020/7497

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.