KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/920 E., 2020/3093 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2020
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/03/2016 gün ve 2015/161 - 2016/76 sayılı kararı onayan Daire'nin 24/10/2018 gün ve 2017/727 - 2018/6646 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsurunun İHLAS ibaresi olduğunu, davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak 26 ve 35.sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren, 2013/32911 kod numaralı İHLAS FERMUAR+ŞEKİL ibareli, davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna, Resmî Marka Bülteni'nde ilânı üzerine yaptıkları itirazın önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak YİDK’nın kararı ile ret edildiğini ileri sürerek haksız rekabet ve iltibas yaratan,
müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyen davalı başvurusunun reddi arzusu ile gerçekleştirdikleri itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuru konusu işaretle, redde mesnet alınan markaların benzer olmalarına karşın farklı mal ve hizmetleri içerdiklerini, bu nedenle iltibas doğmasının mümkün olmadığını, davacı markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceğini, davalı şirketin 1996 yılından bu yana İHLAS FEMUAR ayırt edici unsuru taşıyan ticaret unvanı ile başvuru kapsamında olan ürün ve hizmetlerin ticaretiyle ilgilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları, başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 26 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarında bulunmadığı, davalı işaretinin, 26 ve 35/6. sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait ev aletleri sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarinden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/920, K. 2020/3093, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama